YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6894
KARAR NO : 2012/12218
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili başlangıçta alacak davası açtıktan sonra 11.05.2011 tarihli dilekçesiyle talebini tamamen ıslah etmiş, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine ve buna bağlı kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiş, ıslaha karşı beyanında da işe iade davasının hak düşümü süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın tamamen ıslah edilerek işe iade davasına dönüştürülmesinin mümkün olduğu, davacının iş sözleşmesinin savunması alınmadan feshedildiğinden davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle istek hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacı 18.01.2010 tarihinde verdiği dava dilekçesiyle alacaklarının ödetilmesini istemiş, 11.05.2011 tarihli dilekçesiyle de talebini tamamen ıslah ederek işe iade davasına dönüştürdüğünü bildirmiştir. Davacının iş sözleşmesinin 21.12.2010 tarihinde feshedildiği, ıslahın yapıldığı 11.05.2011 tarihinde işe iade davası açmak için zorunlu olan bir aylık kanuni sürenin dolduğu görülmektedir. Bu sebeple davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 29,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.