Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/8012 E. 2012/2676 K. 24.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8012
KARAR NO : 2012/2676
KARAR TARİHİ : 24.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 13.10.1998 tarihinden itibaren çalışmakta iken daha önce olur verdiği ücretsiz izin süresinin sona erdiği 19.01.2011 tarihinde işyerine gittiğinde ücretsiz izin süresinin süresi belli olmayacak biçimde uzatıldığı gerekçesi ile işyerine alınmadığı ve iş verilmediğini, davalı işverenin davacının iş sözleşmesini 19.01.2011 tarihi itibarı ile feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının … Adana kooperatifinin personeli olduğunu, müvekkil ie diğer birliğin tamamen iki ayrı tüzel kişilik olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 19/01/2010 tarihinde davalı işyerinde ücretsiz izin uygulaması başlatıldığı, bu ücretsiz izinlerin dörder ay süre ile uzatıldığı ve ücretsiz izin uygulaması sırasında birliğe bağlı bir kısım işyerlerinin kapatıldığı ve bir kısımlarının da kiraya verildiği, davacının 19/01/2011 tarihinde ücretsiz iznin belirsiz süreli olarak uzatılması üzerine, ücretsiz iznin uzatılmasını kabul etmeyerek işe başlamak isetidiği işe başlatılmaması ve ücretsiz izin uygulamasını kabul etmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin 19/01/2011 tarihi itibari ile davalı işveren tarafından fesih edilmiş sayılacağı kabul edildiği, ücretsiz izin taraflar arasında yapılan bir sözleşme olduğu, ücretsiz izin uygulaması getiren işverenin bu uygulamasında diretir ve işçi de buna muvaafakat etmez ise iş sözleşmesinin işveren tarafından fesih edildiği kabul edilmesi gerektiği, davalı vekili her ne kadar ekonomik kriz nedeni ile ücretsiz izin uygulaması yaptığını iddia etmiş ise de; davalı işverenin tek taraflı ücretsiz izin uygulamasının mümkün olmadığı gibi bu yoldaki uygulamasının da sözleşmesinin feshi mahiyetinde olduğu kabul edilmiş, gerekçesi bulunmayan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin, tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olduğundan tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Bu bağlamda ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaat (makul yarar) sağlanmalıdır. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesi ücretsiz izinde iken davacının 08.01.2009 tarihinde noterden gönderdiği “başka bir şehre yerleşeceğimden dolayı iş akdimin fesh edilerek ihbar ve kıdem tazminatlarımın ödenmesini talep ediyorum” ihtarı üzerine sonlandırıldığı, sona erdirilmesi icabının davacı işçiden geldiği, bu şekilde iş sözleşmesinin sona erdiği sabittir. İş sözleşmesi taraflar arasında karşılıklı anlaşma ile sona ermesi ve davacının iradesinin fesada uğratıldığını kanıtlayamaması nedeniyle istemin reddi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 24.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.