Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/8256 E. 2012/1418 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8256
KARAR NO : 2012/1418
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının sözlemeden doğan görevlerini yerine getirmemesi ve hasta yakınları hakkında şikayet gelmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işçinin yapmakla ödevli olduğu görevlerin davacıya hatırlatılmadığı ve fesih sebebi açıkça bildirilmediğinden davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebeda yandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davalı işyerinde temzilik elemanı olarak 13.04.2010 tarihinden beri çalışan davacının, iş sözleşmesinin davacının görevi olan işleri yapmadığı, hasta ve hasta yakınlarından hakkında şikayet geldiğinden 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II/h fıkrası uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı hakkında, kınama cezası verildiği ve savunmasında içeriğini kabul ettiği olayda; hastane yöneticisinin odasındaki personel dosyalarını karıştırdığına dair 07.12.2009 tarihli, temizlemesi gereken koridoru temizlemediğine ilişkin 10.02.2010 tarihli, diyaliz bölümüne verirseniz işe gelmem diye işyeri yetkilisine telefon açtığına dair 25.08.2010 tarihli, ıslak temizilik yaptığı halde ıslak zemin işaretini koymadığına ilişkin 20.08.2010 tarihli, yaka kartını kullanmadığına dair 20.09.2010 tarihli, davacının kendi katı dışında çalıştığı yer süpervizörünün uyarısı üzerine “kendin söylüyor kendin dinliyorsun “dediğini ve davacıya bir şey söylemeye çekinir duruma gediklerini ve diğer çalışanlar nazarında zor duruma düştükleri konusunda eğitim süpervizörünün tuttuğu 20.01.2010 tarihli, hasta şikayet ve istek formlarını karıştırdığına dair 23.02.2011 tarihli ve en son eğitimini aldığı halde tekstiller eldivensiz taşıdığı ve haber vermeden görevli olduğu katı defalarca terk ettiğine dair tutanakların tutulduğu anlaşılmaktadır. Hastane işyerinde hijyenik koşulların sağlanmasının çok önemli olduğu ve ortamın sürekli temiz tutulması gerektiği bilinen gerçektir. Davacı bu koşulların sağlanması için temizlik elemanı olarak çalışırken temzilik işçisinin göstermesi gereken yeterli özeni göstermediği, işyeri kurallarına uymayarak disiplini bozucu davranışlarda bulunduğu ve işini ifasında eksikleri gösterdği tutulan tutanak içeriklerinden anlaşılmakta olup davacının tüm davranışları birlikte değerlendirildiğinde haklı sebep ağırlığında olmasa da geçerli fesih sebebi oluşturacak niteliktedir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 09.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi