Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/8280 E. 2012/1302 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8280
KARAR NO : 2012/1302
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
Istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davalı şirkete ait işyerinde 07/03/2006-24/08/2010 tarihleri arasında Operasyonlar ve Yetkili Satıcı Telefon Destek Yetkili Yardımcısı olarak çalıştığını, davacının telefon görüşmesi yapmasından dolayı önceden yaşadığı orta kulak rahatsızlığı nüks ettiğini, davacının istirahat raporları aldığını bunun üzerine davalı tarafça almış olduğu raporlar gerekçe gösterilerek iş akdinin haksız nedenle fesih edildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının sık aralıklarla rapor alarak devamsızlık yapması, yapılan işin aksaması ve performansında düşme ve bunların işyerinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle iş akdinin geçerli nedenle 24/08/2010 tarihinde fesih edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının son iki aya göre performansının değerlendirilmesi ve bu iki ay esas alınarak işyerinde olumsuzluklar olduğundan bahisle davacının iş akdine son verilmesi davacının performansı itibariyle değerlendirebilmesi için çok az bir süre olduğu, işyerinde bu durumun olumsuzlara yol açtığının ne şekilde gerçekleştiğide davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının 4 aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı nedenler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin sık sık rapor alması yasanın gerekçesinde bu nedenler içinde sayılmıştır. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 07/03/2006-24/08/2010 tarihleri arasında Operasyonlar ve Yetkili Satıcı Telefon Destek Yetkili Yardımcısı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 24/8/2010 tarihli fesih bildirimi ile yakın zaman aralıklarında sık sık toplam 50 gün süreyle rapor alarak işe devamsızlık gösterdiği, yapılan işin aksamasına, performansının düşmesine ve işyerinde olumsuzluklara neden olduğu gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 17 ve 18. maddeleri gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Yine dosyadaki davacı tarafından 07/06/2010 gününden itibaren alınan istirahat raporlarından davacının son iki aylık süre içinde altı kez değişik nedenlerden toplam 50 gün istirahatlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı işçi işyerinde yaptığı telefon görüşmeleri nedeniyle orta kulak rahatsızlığı nüks ettiğini, işverenden bir başka birime görevlendirilmesini talep ettiğini, normalde şirketçe çok kolayca yapılan yer değiştirme işleminin davacıya iki ay kadar süre sonra yer değiştirmesinin yapıldığını iddia etmişse de dosyadaki feshe neden yapılan altı adet sağlık raporlarının sadece bir adedinin kulak şikayeti nedeniyle alınmıştır.
Yine davacı işverenin sürekli mesaiye bırakıldığını ve zorluk çıkarılarak davacıyı pes ettirmeye çalıştığını iddia etmişse de dosyadaki işyeri kayıtlarından davacı işçiye özgü bir görevlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının dört yıllık çalışma süresine göre iki aylık dönemin performans değerlendirilmesi ve alınan raporların işyerinde olumsuzlukların ortaya çıkması için yeterli olmadığı, alınan raporların işyerinde olumsuzluklara yol açtığı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile feshin geçersiz olduğu sonucuna varılması dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Davacının sık sık rapor alması ve bu olgunun devam etmesi karşısında, iş görme ediminden davalı işverenin yararlanamadığı ve sonuç olarak işyerinde olumsuzlukların yaşandığı sabittir. Alınan raporlar sahte olmasa bile sık sık rapor alınması sonucu işyeri düzeninin bozulacağı tabiidir. Bu nedenle davalı işveren tarafından yapılan fesih bildirimi geçerli neden dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi