YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9418
KARAR NO : 2012/2500
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacı sevkiyat amiri olarak görev yaparken çalışanlar arasında problemler doğmasına seferlerin aksamasına sebep olduğu kendi başına hareket ettiği defalarca uyarıldığı halde olumsuz davranışlarına devam ettiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının peformansının düşük olduğuna dair uygulanan perfroamns kriterlerinin bulunmadığı sürücüler arasında gerçekleşen sürtüşmelerde davacının rolu ispat edilmediğinden davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davalı işyerinde 07.07.2007 tarihinden beri çalışan davacının 10.03.2009 tarihinden beri de sevkiyat amiri görev yaptığı, 11.08.2009 tarihli fesih bildiriminde davacının çalışanlar arasında sürtüşmeye sebep olduğu, motivasyonu gerçekleştiremediği, beklenen davranış ve performansı yerine getiremedi ve bu konuda yapılan toplantıyı terkettiği belirtilerek 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakdır.
Somut olayda davacının davranışlarına ve performansına dair dosyaya yazılı bir belge ibraz edilmedi. İşvereninin dosyaya sunduğu davalı çalışanlar arasında geçen mail içeriklerinin dosyaya sunulduğu, davacının yapılan seferlerle ilgili yorumlarda sert bir alaysı üslup kullandığı ve işyerinde şoföre olan davalı tanıkları beyanlarında davacının kendi köylü ve yakınlarını kayırdığını onlara uzun yol yazmadığını, diğer işçilerin servis imkanını olmadığı halde davacı Gebze’de oturduğundan Gebze’den Derinceye servis konulduğunu ancak diğer çalışanların şikayeti ile yönetimin bu servisi de kaldırığı bu tür tutum ve davranışlar nedeniyle işyerinde şoförlerin işi yavaşlatma kararı aldıkları ve yönetimin bunu duyması üzerine yapılan soruşturma sonucunda davacının işine son verildiğini beyan ettikleri, davacının da savunmasında Derince de şoförlerin eylem yapacağı haberini aldığını bu konuda yapmak istediği toplantının idare tarafından telefon açılarak iptal edildiğini beyan ettiği görülmekle ,davacının amirliğini yaptığı sevkiyat bölümünde çalışan şoföler arasında davacının uygulamalarından kaynaklanan sorunlar çıktığı ve sorunun işi yavaşlatmaya görütecek boyutta geldiği, çalışanlara eşit muamele yapılmadığı anlaşılmakla, davacı tutum ve davranışları ile işin görülmesini olumsuz etkilediğinden iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 23.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi