YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9460
KARAR NO : 2012/2655
KARAR TARİHİ : 24.02.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının 25/09/2000 tarihinden beri İstanbul Ulaşım A.Ş.’de çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin …. Organizasyon İnşaat Temizlik Ltd. Şti. tarafından fesh edildiğini bu iki şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, taşeron şirket tarafından yapılan fesih bildiriminin geçersiz olduğunu, bildirilen durumun disiplin cezasını gerektirdiğini feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının davalı İstanbul Ulaşım A.Ş.’nin işçisi olduğu, taşoron firmanın iş sözleşmesini fesih yetkisinin bulunmadığı, feshin bu hali ile geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığının ispat yükünün davalı işverene ait olup, davalı işverenin feshin haklı nedenle yapıldığını kanıtlayamadığı, keza işletme şefi … ile aralarındaki konuşmalarıda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b maddesi anlamında değerlendirilecek bir durum bulunmadığı, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 2/6-son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde asıl işveren, alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığını, gerçek işverenin davalı olduğunu belirterek davayı bilinçli bir şekilde sadece davalı aleyhine açtığı, davalının özel güvenlik şirketlerinden özel güvenlik hizmeti aldığı, bu işi alt işverene vermesinin 2560 ve 5393 sayılı Kanunlar uyarınca mümkün bulunduğu, salt işverenlerin değişmiş olmasının ilişkinin muvaazalı olduğunu göstermeyeceği, davacının dava dışı … Organizasyon İnşaat Temizlik Ltd. Şti. işçisi olduğu, kural olarak sadece asıl işveren aleyhine dava açılamayacağı kaldı ki davacı vekilinin sadece davalı aleyhine bilinçli bir şekilde dava açması nedeniyle husumette yanılmadan söz edilemeyeceğinden mahkemece davacının davalının işçisi kabul edilerek fesihin haklı nedene dayanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 154,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24/02/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.