Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/9489 E. 2012/2547 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9489
KARAR NO : 2012/2547
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, 2008 yılının son aylarında davalı şirketin ekonomik krizi gerekçe göstererek personel üzerinde baskı uygulamaya başladığını, üç aylık dönem için maaşlarında %50 oranında indirim yapıldığını ve indirimi kabul etmeyen personelin şen çıkartıldığını, yarım maaş uygulamasının sona ermesinden sonra personel üzerindeki baskıların artarak devam ettiğini, özellikle uzun yıllardan beri çalışan kıdem tazminatı yüksek rakamlara personel ile ilgili gerek çalışma temposu ve işlerin yetiştirilmesi, gerekse mesai saatleri konusunda zorlamaların yapıldığını, bütün bu baskılara rağmen işine sarıldığını ve verilen görevleri zamanında kurallara uygun olarak yaptığını, açığını bulamayan davalının Hewlett Packhard firmasının cd formatındaki deney raporlarında oynama yapıldığı gerekçesi ile iş akdinin tazminatsız olarak feshedildiğini, bu feshin yasal hakkı olmasına rağmen savunmasının alınmadan yapıldığını, deney raporlarının değiştirilmesi hususunda bir bilgisinin olmadığını, değiştirilmişse bile kendisinin değiştirmediğini, cd formatındaki deney raporlarının ilgili kuruluşlara kendisinin imzaladığı formlar ile birlikte teslim edildiği, ancak değişiklik yapıldığı iddia edilen deney raporlarının teslim formlarında kendisinin imzasının olmadığını, bu tür cd formatındaki değişiklik işleminden davalının bir zararının olmadığını, kendisinin bu tür değişiklik taleplerini kabul etmediğini, işveren ve vekilleri tarafından azarlanarak işyerinden belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı firma nezdinde operasyon müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacını operasyon işlemlerinden sorumlu olduğu davalı firma müşterilerinden Hewlett Packhard şirketine at modellere dış ticaret izin belgesi alırken idarece talep edilen deney raporlarında sahtecilik yapmasına göz yumduğunu, bu sahteciliğin yapılmasına engel olabilecekken, engel olmayarak hatta yol göstermek suretiyle olaya dahil olduğunu, bu suretle görev yetkilerini son derece kötüye kullanarak davalı firma ile birlikte müşteri firmanın da itibarının ağır şekilde zedelenmesine neden olduğunu, dış ticaret işlemi yapılacak 40 modelin 30 tanesine deney raporu alındığını, ancak diğer 10 tanesine deney raporu alınmadığı halde deney raporları olan modellere ait raporlarda oynama yapılarak idareye sunulduğunu, idarenin bunu öğrenmesi üzerine davalı firmanın konu hakkında şube nezdinde inceleme başlattığını, işten sorumlu olanların yazılı ifadelerine başvurulduğunu, inceleme sonunda…’nın sahteciliği yaptığını açıkça kabul ettiğini, bu takip sonucunda haberdar olduğu olaya göz yumduğu, engel olmadığı tesit edilen davacının iş akdinin feshine karar verildiğini, tüm bu olaylardan sonra davalı firmanın müşterisi ile ararındaki iş ilişkisinin kopma noktasına geldiğini, bahis konusu olayın davalı firmanın sahtecilik sebebiyle suçlanmasına neden olacak ticari çevrelerde itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, olayla ilgili tahkikatların henüz sonuçlanmadığını ve devam ettiğini, davacının yazılı savunma vermeye yanaşmadığına, konuyla ilgili alabilecek kişilerden yazılı savunma istendiğini, davalı firmanın iddia edildiği gibi hiç bir baskı ve zorlama yaparak her hangi bir uygulama yoluna gidilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, sürüldüğü, buna ilişkin dosya kapsamında usulsüz işleme ilişkin olarak davacı işçinin kasıt, kusur ve ihmali bulunduğu sonucuna götürecek somut bir bilgi, belge veya delil ibraz edilmediği, davacının fiil ve davranışlarının bir an için işyerinde olumsuzluklara yol açtığı düşünülse bile feshin son çare olması ilkesi gereği feshe ölçülü olarak başvurulmadığı, davacının fiil ve davranışları işyeri ilke ve kurallarına aykırı davrandığı düşünülse bile ihtar ve kınama cezası ile uyarılması ve davranışlarını düzeltme fırsatı verilmesinin gerektiğini, sonuç olarak iş sözleşmesinin ihlal edilmeden devam ettiği süre, feshe konu olayların gerçekleşme şekli ve niteliği, olaya karışan kişilerin yazılı ifadeleri ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin haklı nedenlerle fesih hakkının gerçekleşmediği, fesih işleminin ölçülü olarak kullanılmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, operasyon müdür yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, İntertek firmasından, Hewlett Packhard adına alınan cd formatındaki deney raporlarında oynama yapılması olayında kusurlu davranarak iş güvenliğini tehlikeye atması ve işverenin güvenini kötüye kullanması nedeniyle 4857 sayılı Kanunun 25/ll-e maddesi gereği feshedilmiştir. Feshe konu usulsüz işlemin, işyerinde evrak taşıma işleri yapan HT tarafından gerçekleştirildiği sabittir. Ancak davacı, bu kişinin yetkili amiri konumundadır. Yargılama sırasında toplanan delillere göre, olayda müşteri HP şirketine ait deney raporlarında sahtecilik yapılmış, sahte evrakların verildiği Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından 2.4.2009 tarihli yazıyla müşteri HP şirketine uyarı cezası verilmiştir. Bu durum şirketin itibarını da sarsmış, resmi makamlardan haksız yere uyarı alan ve işlenen sahtekarlık suçu nedeniyle bir ceza soruşturması ile yüz yüze gelen müşteri HP şirketi ile kurulan iş ilişkisi sarsılmıştır.
Davacının sorumlu olduğu bölümle ilgili olarak evrak işlerine bakan kişinin sahteciliğinden kaynaklı, işverenin itibar kaybetmesi, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından ceza kesilmesi, işveren hakkında soruşturmalar açılması söz konusudur. Davacının yaptığı işin niteliği, görev tanımı ve feshe konu işlem dikkate alındığında, davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı eylemi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği sabittir. Yazılı şekilde hatalı gerekçeyle işe iadeye karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 23.02.2012 tarihinde karar verildi.