YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9668
KARAR NO : 2012/2896
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkette “E-Kent Gişeler Yöneticisi” sıfatıyla çalıştığı sırada iş sözleşmesinin 23.06.2009 tarihinde sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 23.06.2009 tarihinde davalı şirket tarafından davacının işyeri kurallarına uygun davranmaması sonucunda şirketin 30 günlük ücret tutarından fazla bir tutarda kayba uğraması ve davacının iş arkadaşları ve işveren nezdinde davacıya duyulan güvenin ortadan kalkması sebepleriyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II (ı) bendi gereğince feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu olayın hırsızlık oluşu nedeni ile sadece şüphe ile hareket edilmesinin yeterli olmadığı, davacının hırsızlık gibi olaydan dolayı şüphelenilerek iş sözleşmesinin feshedilmiş olması durumunda davacının sonraki günlük yaşamı ve yine sonraki çalışacağı işyerlerindeki davacıya hırsız nazarı ile bakılıp sonraki iş hayatında da kendisine şüphe ile bakılacak olması dikkate alınarak olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı ve davacının feshe gerekçe yapılan hırsızlık olayı gerçekleştirdiği somut deliller ile ispatlanmadığı, sadece şüpheye dayalı fesih yapılmış olması geçerli neden kabul edilemeyeceğinden işverence yapılan feshin geçerle nedene dayanmadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçinin bir suç işlediğinden veya sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğundan şüphe ediliyor ve bu yüzden taraflar arasında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmişse, şüphe feshinden söz edilmektedir. Şüphe, fesih anında mevcut belirli objektif vakıa ve emarelere dayanmalıdır. İşverenin sırf sübjektif değerlendirmesi yeterli olmayıp, yapılan incelemede işçinin şüphe edilen eylemi işlediğinin büyük bir ihtimal dahilinde olduğu sonucunun ortaya çıkması gerekir.
Dosya içeriğine göre, işyerinde davalı şirkete ait 5.000,00 TL paranın kaybolması sonucu yapılan soruşturmada işyerindeki çalışanların paranın kaybolmasından davacıdan şüphelendiklerini ifade ettikleri, davacının da anakasa sorumlusunun para sayımı yaptığı sırada, görevi olmadığı halde orada olduğunun anlaşılması üzerine davalı işyerinde gişeler yöneticisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı şirket tarafından 23.06.2009 günlü fesih bildirimi ile 22.05.2009 tarihinde görevi olmadığı halde kasa dairesinde bulunduğu ve savunması istenmesine rağmen savunma vermediği diğer çalışanların olayın faili olarak davacıyı göstermeleri ve bu durumun davacı hakkında güvensizlik oluşturduğundan 4857 sayılı Kanun’un 25/ II-ı maddesi gereğince 23.06.2009 tarihi itibari ile feshedilmiştir.
Gişeler yöneticisi olarak çalışan davacının bulunmaması gereken anakasanın bulunduğu odada bulunması ve davacının bulunduğu sırada paranın kaybolduğu dosya kapsamı ile sabittir. Paranın davacı çalışan tarafından alındığı kanıtlanamasa da onun olduğu sırada kaybolması işverenin güveninin sarsılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Hal böyle olunca davacı ile işveren arasındaki güven ilişkisi sarsılmış olup davalı işverenin artık işçiyi çalıştırması mümkün değildir. Bu durum haklı fesih nedeni olmamakla beraber geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilerek, davanın açıklanan gerekçeyle reddedilmesi yoluna gidilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.