YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9754
KARAR NO : 2012/3203
KARAR TARİHİ : 02.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; maddi gerçeklerden yoksun, soyut ve afaki ve zorlama nedenlerle iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacı görev tanımı ile kendisine tebliğ edilen görev ve sorumluluklarına aykırı hareket ettiğini, bu hususta davacının birlikte çalıştığı personellerin yazılı şikayet dilekçeleri vermesi üzerine araştırma yapıldığını, davacının aldığı ürünlerin paralarını ödemeyerek personellerin kasasında açık çıkmasına neden olduğunu, davacının mesai saatlerine de riayet etmediğini, mağazayı erken kapatması nedeniyle şirketi zarara uğrattığını, ayrıca kağıt üzerinde görünenden daha az çalışmasına rağmen kendisine tam ücret ödendiğini, davacının yapması gereken işleri aksattığını, mağaza içerisinde düzensizlikler meydana gelmesine neden olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 8 yıllık çalışmasında herhangi bir uyarı, ihtarı bulunmayan davacının haklı nedenle iş akdi feshinin Davalı işyerinde çalışması nedeni ile etki altında kalma ihtimali bulunan davalı tanıklarının beyanları ile, işyerlerinde kamera kayıt sistemi ile olmasına rağmen başkaca bir delille ispatlanmaması sebebi ile itibar görmediği, kasalara ilişkin şifrelerin personelin birbirine verdiğini, yemek yemek için malların yapılan kasadan geçirme işleminin diğer personelce de yapıldığını, kendi alışverişi karşılığı eksik ödenen 3,50 TL bedelin içecek türü malın mesai sonu öncesi kendisine ödettirildiği, yeterince ispatlanmayan işverene olan güveni sarsıcı eylemleri sonrasında, başka şekilde çalışma ve deneme imkanı da tanınmadan, iş akdinin feshinin geçerli olmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Kanunu’nun 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 4857 sayılı 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayımızda mağaza sorumlusu olarak 25.07.2002-02.03.2010 tarihleri arasında çalışan davacının iş sözleşmesinin diğer personelin şikayeti üzerine mesai saatlerine riayet etmediği, mağazayı erken kapatarak şirketin maddi kaybına neden olduğu, kasa prosedürüne uymayarak diğer personelin kasasında işlem yaptığı, yasak olduğunu bildiği halde mesai saatlerinde sivil kıyafet ile dolaştığı, mağaza içerisinde ücretini ödemeden yiyecek ve içecek maddelerini kasadan geçirdiği ve bu surette şirketin zarara uğramasına neden olduğu, görev tanımına aykırı davranışları ile çalışma düzen ve disiplinini bozduğundan 4857 sayılı İş Kanunu 25/2-h ve 25/2-e maddeleri gereği haklı nedenle tazminatsız feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının eylemleri nedeni ile şirkette maddi kayba neden olduğu, şirketi zarara uğrattığına dair somut deliller bulunmamaktadır ancak tanık beyanlarına göre mesai saatlerine riayet etmemesi, mağazayı kapamadan önce yasak olmasına karşın sivil kıyafet ile mağazada dolaşması, kasa prosedürüne uymaması; kasadan mal geçirme eyleminin diğer personelcede yapıldığını belirtilmiş ise de kasadan nakit ödenerek mal alış işleminin davacı tarafından ödeme yapmadan geçirildiği ve daha sonra paranın istenilmesi üzerine ödemesi şeklinde gerçekleştirdiği fesih nedeni yapılan eylemleri işyerinde çalışma düzen ve disiplinini bozduğundan haklı sebep boyutuna ulaşmamış ise de, fesih için geçerli neden teşkil etmektedir. Mahkemece davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 108,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.