Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/9933 E. 2012/3421 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9933
KARAR NO : 2012/3421
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının eylemlerinin sabit olmaması nedeniyle feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının 6 aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre banka şube müdürü olarak işyerinde çalışan davacının iş akdi işverence kredi değerlilikleri düşük kişilere belgeleri incelemeksizin kredi tahsis ettiği,geçici ve sigortasız işlerde çalışan 386 müşteriye resmiyet taşımayan gelir belgelerine istinaden kredi puanlama ekranındaki kredi değerliliklerine bakmaksızın 4.654.562 TL kredi kullandırdığı, mali durumu zayıf firmaların ortaklarına ve çalışanları ile yakınlarına paravan nitelikte krediler kullandırdığı,bu kredilerin geri ödemelerinde önemli gecikmeler veya tasfiye olunacak alacaklar hesabında izlenmekte olduğu, banka mevzuatına aykırı şekilde değişik saiklerle tahsis ettiği kredilerden kaynaklanması muhtemel zararın 1,5 milyon TL aşabileceği gerekçe gösterilerek iş akdi haklı nedenle sona erdirilmiştir. Davacının eylemleri müfettiş raporu içeriği ve tanık anlatımları ile sabittir. Davacı disiplin soruşturması sırasında müfettişe verdiği savunmasında krediler ile ilgili takdir yetkisini kullandığını,hatalı bazı kredi verdiğini kabul ettiğini belirtmiştir. Davacının bu davranışları doğruluk ve bağlılığa uymadığından, işverence yapılan fesih haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulunun raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 630,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 06.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.