Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/9999 E. 2012/3606 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9999
KARAR NO : 2012/3606
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin kasanın açık verdiği gerekçesi ile son verildiğini, yapılan işlemin haksız ve yersiz olduğunu, çünkü sayımın yapıldığı tarihten sonra gerçekleşen 23.07.2009 tarihinde istasyon amirleri toplantısında ortak sorun olarak iş yeri avans ödemelerinin az olduğunu, bu sebeple de kasadan devamlı takviye yapıldığını, yapılan takviyelerin geri ödemesinin şirketteki onay aşamalarının uzun olması sebebi ile kontrol ve sayım esnasında kasanın açık verdiği hususunun vurgulandığını ve aylık kasa avansı miktarının arttırıldığını, müvekkilinin görev yaptığı istasyonun kasasının açık vermesinin eksiğin şirket avansı miktarını aşan masraf kısmı nedeni ile genel müdürlük tarafından yapılan masraf iadelerinin henüz onay aşamasında olduğunu, bu durumda haliyle açık verebileceğini, müvekkilinin kasasından henüz kesinleşmemiş açık nedeni ile iş sözleşmesinin feshedilemeyeceğini, davacının şahsi parasını koyamayacağına ilişkin herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, kasa işlemlerinde fazla para çıkmasının da söz konusu olmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, 19.06.2009 tarihinde yapılan kasa denetiminde 21.945,00 TL kasa açığı olduğunun tespit edildiğini, yapılan tespitlerde istasyon işletme giderlerinin kasadaki hasılat gelirinden karşılanması, gün sonunda kasa bakiyesinde mutabakat sağlanmaması, bilgisayara yanlış tutarlar girilmesi ve teslim alınan tutardan eksik miktarda tutanak düzenlenmesi, bankaya yanlış, eksik tutarda para teslim edilmesi, şahsi paranın kasaya konularak istasyon hasılatı ile karıştırılması ve bu şekilde kasa muhtevasının şahsi işlerde kullanılması gibi aykırı fiiller nedeni ile davacının kasa yönetimi prosedürlerine aykırı davrandığının tespit edildiğini, davacının kasaya giren ve çıkan tüm paranın idaresinden, aynı zamanda paranın bankaya zamanında ve tam olarak yatırılmasından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının mühendis ve idari kademede çalışan kişi olarak kasa sorumluluğunun verilmesi için herhangi bir eğitim görmediği, davalı işveren tarafından etkin bir denetimin yapılmadığı, kasa açığı ile ilgili olarak ne kadar açık olduğu hususunun tespit edilmesinin mevcut ticari defter ve belgelerden anlaşılamadığı, davacının zimmetinde olan kısmın da tespit edilemediği, davalı tarafından iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, işyerinde istasyon yetkili amiri olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, yapılan 19.06.2009 tarihli kasa denetiminde 21.945,00 TL kasa açığı olduğunun tespit edilmesi, istasyon işletme giderlerinin, kasadaki hasılat gelirinden karşılanması, gün sonunda kasa bakiyesinde mutabakat sağlanamaması, bilgisayara yanlış tutarlar girilmesi ve teslim alınan tutardan eksik tutarda tutanak düzenlenmesi, bankaya yanlış tutarda eksik para teslim edilmesi, şahsi paranın kasaya konularak istasyon hasılatı ile karıştırılması ve bu şekilde kasa muhtevasının şahsi işlemlerde kullanılması gibi yayımlanmış bulunan 09.04.2008 tarihli istasyon kasa yönetim prosedürüne aykırı hareket etmesi, iş akış şemalarına uymaması, bu arada yapılan tespitlerde kasa açığının 22.07.2009 tarihinde 1.785,00 TL’ye düştüğünün belirlenmesi, işçi tarafından bu açığın daha sonra kasaya şahsen nakit konulması şeklinde usulsüz biçimde kapatılması nedenleriyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ll-e maddesi gereği feshedilmiştir.
Davacı, istasyon amiri olarak yetkili kişidir. Görev tanımında açıkça görevleri belirtilmiştir. Davacının imzasını taşıyan iş tanımının 3.11 maddesinde istasyon amirinin “her iş günü sonunda kasa işlemlerini kontrol eder ve sonuçlandırır. Gün sonu kasa raporlarını alır, kasa açar ve kapatır. Kasa raporlarının düzenli olarak arşivlenmesini sağlar. Nakit akışını öngörülen sistem dahilinde kontrol eder” düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya arasında bulunan kasa sayım tutanakları, savunma, iç yazışmalar, tanık anlatımları ve diğer delillere göre, davacının görevinin gerektirdiği şekilde kasa işlemlerini muhasebeleştirmediği, günlük kasa sayımlarını yapmadığı, kendi parasını kasadaki para ile karıştırdığı, zaman zaman kasa fazlası vermesinin de lehine bir durum olmayıp işlemlerdeki düzensizliği ve usulsüzlüğü gösterdiği sabittir. İş sözleşmesinin feshi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış nedeniyle haklı nedene dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken hatalı gerekçeyle yazılı şekilde işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 325,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 08.03.2012 tarihinde karar verildi.