YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1018
KARAR NO : 2012/15816
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı Belediyenin bir kısım işleri işveren görünen diğer davalı şirkete verdiği işlemin muvazaalı olduğu ve işverenin baştan beri davalı … olduğu ve gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, yazılı cevap vermediği oturumda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı şirket ise cevap vermediği gibi yargılamada bir yetkili tarafından temsil edilmemiştir.
Mahkemece olayda geçerli ve haklı fesih nedenleri gerçekleşmediğinden feshin geçersizliğine, davalı şirket ile belediye arasına geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğundan davacının davalı şirkete iadesine işe başlatmama tazminatı ile dört aylık ücret ve diğer haklardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı … vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davalı şirketin diğer davalı Belediyenin ulaşım hizmetlerinden yüklendiği işte davacıyı 20.07.2010 tarihinden beri şehiriçi ulaşımında şoför olarak çalıştırdığı, tutulan tutanaklara göre uygunsuz davranışlarını sürekli hale getirdiği ve disiplinsiz davrandığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin 03.4.2011 tarihi itibariyle İş Kanunu’nun 25-II-b bendi uyarınca haklı nedene dayalı olarak fehsedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda 21.8.2010 tarihinde durağa erken geldiğinden kapıyı açmaması üzerine yolcularla kavga ederek olayın polis karakoluna yansıdığı ve ifade vermeye gitmesi üzerine otobüsün bu sürede hizmet vermediği, 01.01.2011 tarihinde durakta yolcu alırken telefon görüşmesi yapması ve 03.01.2011 tarihinde trafikte bir aracı kavşakta sıkıştırması konularında şikayet edildiği, 08.04.2011 tarihinde gezici kontrol tarafından yapılan tespitte kavşakta seyir halinde iken elinde çay kupası olduğu ve savunmasında da kahve içtiğini belirttiği görülmüştür. Davacı şehir içi yolcu taşımcalığında şoför olarak görev yapmakta olup trafik kurallarına uyma konusunda gösterdiği ihmal nedeniyle hakkında tespit yapıldığı ve şikayetlerin geldiği, yolcuların can güvenliğinin kendisine bırakılan biri olarak kurallara uyma konusunda çok daha hassas olması gerekirken sayılan eylemleri nedeniyle aykırı davranışlarda bulunduğu ve alt işvereni asıl işveren olan Belediyeye karşı zor durumda da bırakarak kendisi çalışmaya devam edilmesine olanak bırakmadığı tüm bu nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için geçerli nedenlerin varlığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçesiyle kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 05.07.2012 tarihnde karar verildi