YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10281
KARAR NO : 2012/22567
KARAR TARİHİ : 12.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı belediyenin seçimler sonrasında 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçeresinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca beş belediyenin birleşmesi sonucu kurulduğunu, belediyenin bir kamu kurumu olup norm kadro ilkeleri ve bütçe rejimi ile uyumlu olarak hizmet vermek zorunda olduğunu, belediyenin bütçe potitikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefi gözetilerek önlemler alınmaya çalışıldığını, davacının geçici görevlerde çalıştırıldığını, sürekli çalışacağı bir bölüm bulunmadığını, iş yerinde personel fazlalığı olduğunu, bu doğrultuda öncelikle emekliliği hak eden işçilerin iş sözleşmesinin fesih edildiğini, davacınında iş sözleşmesinin bu şekilde fesih edildiğini, feshin geçerli sebebe dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenin iş sözleşmesini 2012 yılı bütçe politikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefi gözetilerek Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden emekliliği hak etmiş olması sebebiyle feshettiği, işçinin Sosyal Güvenlik Kurumundan emekliliğe hak kazanmasının başlı başına bir fesih sebebi olamayacağı, davalı işverenin 2012 bütçe politikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefinin gözetilmesinden bahsedilmiş ise de bu hususun soyut kaldığı, ondört yıla yakın çalışan bir işçinin iş sözleşmesinin bu şekilde fesih edilmesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığı, işverenin iş yerindeki norm kadro çalışmaları ile bu çalışmaların objektif bir şekilde diğer işçilere de uygulandığını ispatlayamadığı, bu sebeple feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 23/03/1998 – 14/01/2012 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde daimi işçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 12.01.2012 tarihli fesih bildirimi ile Belediyenin 2012 yılı bütçe politikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefi gözetilerek Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden davacının emekliliği hak etmiş olması sebebiyle Başkanlık makamının 12.01.2012 tarihli ve 36 sayılı olurları ve 4857 sayılı Kanunu’nun 17. maddesi gereğince 14.01.2012 tarihinden itibaren kanuni hakları ödenerek feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkemece tarafların beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı belediyenin gider bütçesinin daraltılması hususunda önlemler alıp almadığı, bu konuda işletmesel karar alıp almadığı, almış ise işletmesel kararı tutarlılıkla uygulayıp uygulamadığı, bu kapsamda iş sözleşmesinin feshinden başka alınacak başka tedbirler bulunup bulunmadığı, fesih öncesi ve sonrasında işyerine davacı ile aynı nitelikte işçi alımı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, fesih tarihi itibariyle işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi olup olmadığı, var ise davacının Toplu İş Sözleşmesinden yararlanıp yaralanmadığı, yararlanıyor ise Toplu İş Sözleşmesinde emekliliği hak eden işçilerle ilgili bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu dosyasıda getirtilerek emekliliğe hak edip etmediğide ortaya konularak, gerekirse işyerinde uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak tesbit edildikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.