Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/10437 E. 2012/16591 K. 12.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10437
KARAR NO : 2012/16591
KARAR TARİHİ : 12.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı şirketin elektrik enerjisi sektöründe mühendislik ve müşavirlik hizmetleri vermek amacıyla kurulduğunu, % 47’sinin kurucu ortak Teaş’a ait olduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının değişmesi üzerine genel müdürün işine son verilmesiyle başlayan süreçte davacının proje etüd kamulaştırma ve çevre grup başkanı olarak çalışmakta olan eşinin görev ve unvanının tenzil edildiğini, davacının müdürlük görevinden alınarak uzman fizikçi yapıldığını, talebi olmamasına rağmen birikmiş yetmişiki günlük yıllık izninin kullandırıldığını, izindeyken de iş sözleşmesinin feshedildiğini, iş sözleşmesine aykırı hiçbir davranışı bulunmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesine doğruluk ve sadakatle bağdaşmayan davranışlar sebebiyle son verildiği ancak fesih işleminin eylemle karşılaştırıldığında ağır bir uygulama olduğu, davacıya öncelikle bir uyarı ve ikaz yapılması gerektiği, feshin son çare olarak düşünülmesinin gerektiği değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla … temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih … doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken … temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih … doğar.
Somut olayda, uzman fizikçi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, denetçi raporu ile de tespit edilen olumsuz davranışları sebebiyle feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, işverence bir denetim raporu düzenlenmiş, bilgisayar durumu tespiti yapılmıştır. Bu belgeler ve yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanları dikkate alındığında, işveren tarafından davacının kullanımına verilmiş bilgisayardan kablosuz internet programı indirme girişiminde bulunulduğu, işlemin kurumdaki antivirüs programı tarafından etkisiz hale getirildiği anlaşılmaktadır. Davacının konumu dikkate alındığında, kullanımındaki bilgisayarın şifre ve işlemlerinden sorumluluğu açıktır. Diğer taraftan davacının mesai saatleri içinde bir markanın pazarlama işlerini yaptığı, çalışanlara bir kısım vitamin hapları sağladığı da belirlenmiştir. Bu durumun denetim raporunda değerlendirmeye alınacak yoğunlukta olduğunu delil durumu göstermektedir. Bunun yanında, yine işveren tarafından davacının kullanımına verilmiş olan GSM telefon hattına sürekli yüksek miktarda fatura geldiği, bu aylara ilişkin dökümlerde mesai saatleri dışında işverene ait telefon ile yapılmış yoğun görüşmelerin yer aldığı da sabittir. İşçinin hizmet süresine, eğitim durumuna ve işyerindeki konumuna göre bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozan, işyerinde olumsuzluklara yol açan niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 12.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.