YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/111
KARAR NO : 2012/14765
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacını iş akdinin 16.04.2010 tarihinde asılsız ve yakışıksız bir iddia ile haksız ve hukuka aykırı olarak sona erdirildiğini, müvekkili ile ilgili iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, davacının zimmetine geçirdiği iddia edilen toplam 521,00 TL’nin imzası karşılığı müşterilere verildiğini, miktarın çok düşük olduğunu, fesih için 6 iş günlük sürenin geçirilmiş olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Çorum şubesinde servis yetkilisi iken banka müfettişlerince yürütülen soruşturma sırasında zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiğini, Disiplin Kurulunca alınan karar gereği Müdürlük makamından onayı ile davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işten çıkarmaya gerekçe gösterilen fişler ile ifadeleri tespit edilen mudilerin ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun işlendiğine ilişkin maddi delil olguların tespit edilmediği, mudilerin talep ve beyanları esas alınarak … sürülen zimmet suçunun oluştuğu tespit edilerek ortada bir yargı kararı olmaksızın feshe karar verildiği, işverenin haklı nedenle feshi ispat yükü kendinde olduğu halde bu hususun yargılama sırasında ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine … açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına … açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, güven potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir. Şüphe, fesih anında mevcut
belirli objektif vakıa ve emarelere dayanmalıdır. İşverenin sırf sübjektif değerlendirmesi yeterli olmayıp, yapılan incelemede işçinin şüphe edilen eylemi işlediğinin büyük bir ihtimal dahilinde olduğu sonucunun ortaya çıkması gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı bankada servis yetkilisi olarak çalışan davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-e maddesi kapsamında, …nin hesabından 11.04.2007 tarihinde 280,00 TL, … ‘in hesabından 21.03.2008 tarihinde 161,00 TL, Yüksel Ertürk’ün hesabından 80,00 TL olmak üzere toplam 521,00 TL yi zimmetine geçirdiği için Disiplin Yönetmeliğinin 9/a maddesi gereği işten çıkartılmasına karar verilerek iş akdinin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. 18.02.2009 tarihli Teftiş Raporunda, davacının suç şüphesinin ve disiplin suçunun realize edilmediği, ilgili işlemlerde müşteri imzalarının bulunduğu, işlemlerin tamamen açıklığa kavuşturulamadığı, şüphelerin de tamamen bertaraf edilemediği, güven olgusuna dayalı bankacılık sektöründe müşterilerin güven duygusunu sarsmış bir personelle çalışmanın risk oluşturacağı, bu nedenle müşterilerle muhatap olmayacağı bir görevde istihdam edilmesinin ve fiş düzenleme ve imza yetkilerinin kaldırılmasının uygun olacağı görüşü belirtilmiştir. 11.02.2011 tarihli Disiplin Kurulu toplantısında ise savacının iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedilmesine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının zimmetine geçirdiği iddia edilen paralar ile ilgili, makbuzlarda para çeken hesap sahiplerinin imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Herhangi bir sahtecilik yahut tahrifat söz konusu değildir. Ancak hesap sahipleri belirtilen miktarlarda paraları almadıklarını beyan etmişlerdir.İş sözleşmesinin devamı konusunda davacının fesih sebebi yapılan davranışı kesin şekilde kanıtlanamamış ise de teftiş raporu ve mudi beyanları ile ortaya çıkan olgulardan işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana gelmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı … olmasa da geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Bu nedenle davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.06.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.