Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/11585 E. 2012/21010 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11585
KARAR NO : 2012/21010
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 02.09.2011 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığını, müvekkili idarenin, davacıya Diyarbakır 1. Noterliği’nin 28 Kasım 2011 tarih ve 30204 yevmiye no ile iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini, 14.12.2011 tarihinde emeklilik sebebi ile işine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile tüm hak ve alacaklarının davacıya ödendiğini, genel müdürlüklerinde, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre, sürekli işçi kadroları toplamının 190 adet olması gerekmekte iken, idarelerinde bu miktarın çok üzerinde 318 adet işçi çalıştığını, işçi sayısının fazlalığından ve bütçe kısıtı sebebiyle belirtilen kanun hükmünden dolayı memur alımı yapılamadığını, genel giderler ve personel fazlalığı sebebiyle bütçenin açık vermemesi ve borçların aşağı çekilmesi yönünde önlemler alındığını, DİSKİ Genel Müdürlüğü ile Genel-İş Sendikası arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesinin işten çıkarılma başlıklı 21. maddesinde, taraflarca kabul edilebilecek bir tenkisat sebebi ortaya çıktığında, emekliliğe hak kazananların işten çıkarılacağının belirtildiğini, müvekkili İdarenin, fesih işlemini kanun ve TİS’ne uygun olarak yaptığını, emekliliğe hak kazanmış olan tüm personelin iş sözleşmeleri ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini ve yapılan uygulamanın “objektif ve genel” olma kriterlerinin dikkate alınarak yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının emeklilik talebi olmadığı gibi yaşı itibariyle görevini yerine getirebilecek durumda olduğu, Yargıtay yerleşmiş içtihatları gereğince salt emekliliğin fesih için geçerli bir sebep olmadığı, davalı tarafça feshin son çare olması ilkesine dikkat edilmediği, ayrıca davalı işverenin memur almak için davacının iş sözleşmesini feshettiği, iş sözleşmesinin feshinde haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda fesih tarihi itibariyle davalı işyerinde norm kadro fazlalığı personel bulunup bulunmadığı, varsa emekliliğe hak kazananların objektif ve genel bir uygulama ile işten çıkarılıp çıkarılmadığının tesbiti bakımından, fesih tarihinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi de dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte iken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.