YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11680
KARAR NO : 2012/23727
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davalı şirketin küçülmeye gitmesi sebebi ile emeklilik süresi gelmiş olan davacı da dahil birçok kişiyi hiçbir geçerli sebep olmadan işten çıkarttığını, işten çıkartmaların ise objektif kriterlere göre yapılmadığını ve tutarlı uygulanmadığını, ayrıca feshe son çare olarak da bakılmadığını iddia ederek feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin çalıştırdığı birçok birimin özelleştirme sebebi ile satıldığını, bazı birimlerin devredildiğini, birçok biriminin ise birleştirildiğini, personel sayısının Özelleştirme Dairesi kararınca önce emekliliğe hak kazanan kişilerden başlanarak düşürüldüğünü, davacının da kıdemi nazara alınarak son çare olarak iş sözleşmesine son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hangi objektif kritere göre seçilip iş sözleşmesinin sona erdirildiğinin belirli olmadığı, bu şekilde davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu ve feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, olaya uygulanması gereken hükümler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan fesihte yargısal denetim yapılabilmesi için mutlaka bir işletmesel karar gerekir. İş sözleşmesinin iş, işyeri veya işletme gereklerine dayalı olarak feshi işletmesel kararın sonucu olarak gerçekleşir. İşletmesel karar çerçevesinde fesih işlemi değişen durumlara karşı işverenin tepkisidir. Bu kararlar işyeri ve işletme içi veya dışından doğabilir. Bu sebepler işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi gerekliliğini doğrudan veya dolaylı olarak ortadan kaldırıyorsa dikkate alınmalıdır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli sebeplere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih sebeplerinin geçerli veya haklı sebebe dayandığını kanıtlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Dairemizce karara bağlanan emsal nitelikteki 25.05.2012 tarih ve 2012/7243, 7244, 7245, 7246, 7247, 7248 ve 7249 esas sayılı dosyalar ile 2012/274, 276, 1376 ve 1470 esas sayılı dosyaların kapsamları ile temyiz incelemesine tabi tutulan bu dava dosyasının içeriği birlikte değerlendirildiğinde; T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının kararı doğrultusunda işverence norm kadro çalışması yapıldığı, anılan çalışma kapsamında personel fazlalığı tespit edilmesi üzerine emekliliğe hak kazanan çalışanların iş sözleşmelerinin feshedildiği, işverence alınan işletmesel kararın tutarlı şekilde uygulandığı, davacının da emekliliğe hak kazanan personellerden olduğu anlaşıldığından iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından harcın yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.