Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/11757 E. 2012/14989 K. 29.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11757
KARAR NO : 2012/14989
KARAR TARİHİ : 29.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının davalı işyerinde 6 aylık kıdemini doldurmadığını, iş güvencesinden yararlanamayacağını, feshin geçerli nedenle yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davada 6 aylık kıdem şartının oluşmadığını, ancak kıdemin dolmasına 6 gün kala iş sözleşmesinin feshedilmesinin davacının iş güvencesinden yararlanmasını engellemeye yönelik olduğu için dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu durumda kıdem şartının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, feshin geçerli ve haklı nedene dayalı yapıldığının işverence ıspatlanamadığından feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanunun 66’ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda, davacının 29.09.2010– 23.03.2011 tarihleri arasında beko operatörü olarak 6 aydan az süre ile çalıştığı, davacının kıdem süresine dair delillerini sunması ve sonucuna göre karar verilmesi için Mahkemece verilen ilk kararın bozulduğu, davacının bozma ilamından sonra davalı işyerinde en az 6 ay çalıştığına dair belge sunmadığı gibi Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görülen çalışma süresinden fazla çalıştığını da iddia etmediği anlaşılmış olup, davacının davalı işyerinde çalışma süresinin 6 aydan az olduğu nedeniyle iş güvencesinden yararlanamayacağı ortadadır, bu durumda davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekildi karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 29.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.