YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11824
KARAR NO : 2013/5122
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatı ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı … adına Avukat ….. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işveren vekili, davalının müvekkiline ait hastanede başhekim olarak görev yaptığını, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26.07.2001 tarihli rapor ile davalının hastanede tam zamanlı çalışan bir hekim olmasına rağmen, göz ünitesinde yatan hastalardan kendisi için geriye dönük iki yıllık konsiltasyon ücreti tahakkuk ettirdiği ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nun 26. maddesine aykırı bu uygulama sebebi ile 34.561,80 TL fazla ücret aldığının belirlendiğini, davalının iş sözleşmesinin feshi sebebiyle hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatının mahsup edilmesinden sonra bakiye 21.992,97 TL alacağını tahsili için Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2003/4739 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın % 40 oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı, davacının … yönetim kurulu kararları ile işyerinde çalışan doktorlar için prim ödemelerinin öngörüldüğünü, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda haksız olarak tahakkuk ettirildiği ileri sürülen ödemelerin, prim alacağına ilişkin olduğunu, 2219 sayılı Kanun’un 26. maddesine aykırı bir uygulama yapılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı … yönetim kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda, davacının vizite bedeli ve göz konsültasyon ücreti adı altında 02.07.1998-30.04.2011 tarihleri arasında toplam net 34.561.81 TL aldığı, davalı tarafça sağlanan bu menfaatin 2219 sayılı Kanun’un 12. ve 26. maddelerine aykırı olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına haksız şekilde konsültasyon ve vizite ücretleri tahakkuk ettirilip ettirilmediği, davacı işveren tarafından haksız şekilde tahakkuk ettirildiği ileri sürülen miktarların prim niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin 2. fıkrasındaki “…banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının.. ” ibaresi gereğince, ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörüldüğünden, “prim” ve “ikramiye” ücretin eki olarak 4857 sayılı Kanun’da ifadesini bulmuştur.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı … Şubesinin 13.06.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile hastahanede çalıştırılması muhtemel doktorlara ödenecek ücret dışı prim yüzdelerinin, İstanbul hastanesindeki veya devlet hastanesindeki döner sermaye uygulamaları dikkate alınarak başhekim tarafından belirleneceği, 02.07.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile hastanede çalışacak hekimle verilecek prim miktarının katkıları dikkate alınarak alınan ücretin %10-%35 oranında tespit edileceği, 31.12.1998 tarihli yönetim kurulu kararı ile konsültasyon, günlük vizite, tıbbi müdahale ve mesai dışı gündüz ve gece hastaneye çağrılmaları halinde alınan ücretin %40 nın prim olarak, dışarıdan çağrılan veya hastahanede devamlı çalışan doktorlar dahil istisnasız ödeneceği ve 08.07.1999 tarihli yönetim kurulu kararı ile de dahiliye servisinde hasta takip eden ve hastahaneye ait olan hastanın günlük sabah ve akşam vizit ücretlerinin ( 5 milyon + 5 milyon ) 10.000 TL olarak hesaplanacağı ve bu miktarın % 40 ‘nın servis sorumlusu uzman doktora verileceği belirlenmiştir.
Her ne kadar Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 27.07.2001 tarihli raporunda yönetim kurulu kararları ile 2219 sayılı Kanun’un 26. maddesinde aykırı düzenleme yapılmayacağı ve davacının 13.02.1998 tarih ve 3 nolu yönetim kurulu kararına istinaden 1996 yılından itibaren geriye dönük haksız ücret tahakkuk yaptığı belirtilmiş ise de 2219 sayılı Kanun’un 26. maddesinde öngörülen, hususi hastanelerde para ile yatan hastalardan sınıflarına göre alınacak gündelik ücrette; ikamet, iaşe ve hastalığın icaplarına göre yapılması lazım gelen bütün bakım ve hastanede yapılan basit laboratuvar muayeneleri ve 12. maddede yazılı hastanenin muvazzaf mütehassıs hekimleri ücretleri dahildir yönündeki düzenleme; özel hastahanelerde tedavi gören hastalardan hastanelerin alacağı ücretleri ilişkin olup, bu düzenleme özel hastahanelerde çalışan doktorlara hastane tarafından prim ödemesini engellen bir düzenleme olarak kabul edilemez.
Davalı iş yerinde, 1996 yılından itibaren yönetim kurulu kararları ile belirlenen prim ödeme sisteminin mevcut olduğu sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haksız olarak tahakkuk ettirdiği ileri sürülen miktarların, 1996 yılından itibaren yönetim kurulu kararları ile farklı şekillerde belirlenen prim uygulamalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmemiştir.
Mahkemece, davacı için 1996 yılından itibaren tahakkuk ettirilen visit ve konsültasyon ücretlerinin ilgili yönetim kurulu kararlarına istinaden belirlenip belirlenmediği, bir özel hastahane işletmesi yöneticisi, bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiden oluşacak üçlü bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak belirlenmeli ve uyuşmazlık konusu ödemenin prim uygulamasından kaynaklandığının tespiti halinde davanın reddine, aksinin belirlenmesi halinde ise şimdiki gibi kabulüne karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.