YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12097
KARAR NO : 2012/20477
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini beyanla davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istihdam fazlalığı sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayanarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece işletmesel kararın tutarlı olarak uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya kapsamın da göre davalı tarafa delil ikamesi için avans yatırması amacıyla usulüne uygun süre verilmediği ve bu haliyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın delilleri toplanmaksızın karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca Mahkeme gerekçesinde fesih tarihi öncesi ve sonrasında yeni işçilerin işe alınması ve fazla mesailerin tanık anlatımlarına göre devam etmesine dayanılarak işletmesel kararın tutarlı uygulanmadığı sonucuna varılmışsa da;fazla mesaiye dair işveren belgeleri getirtilmediği gibi yine fesih tarihi öncesinde ve sonrasında işe alınan işçilerin yaptıkları işler tespit edilerek nitelikleri belirlenmeli gerekirse işletmesel kararın tutarlı olarak uygulanıp uygulanmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınmalı ve sonuca göre karar verilmeli iken yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.