Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/12109 E. 2012/21089 K. 05.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12109
KARAR NO : 2012/21089
KARAR TARİHİ : 05.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin temizlik hizmetlerinde çalıştığını, davalı işyerine … Belediyesi Başkanlığı tarafından işe alındığını, müvekkilinin asıl işvereninin … Belediyesi olduğunu, alt işverenler değişmesine rağmen yaptığı iş ve koşulların değişmediğini, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının müvekkili ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yapılan ihalelerin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesine uygun olduğunu, belediyenin 5747 sayılı Kanun gereği yeniden yapılanma sürecine girdiğini, 5747 sayılı Kanun ile oluşturulan Çukurova Belediyesinin 29.03.2009 tarihinde fiilen kurulduğunu, menkul, gayrimenkul mallar, alacaklar ve borçlar ile çalışanların paylaştırıldığını, bu sebeple müvekkili belediyenin gelirlerinde azalma olduğunu, bölünmeden dolayı kendi personelinin yapacağı iş alanının kalmaması sebebi ile istihdam sorunu ortaya çıktığını, bu sebeple taşeron firmalara yaptırılan birçok işin kendi personeli tarafından yürütülebilir hale geldiğini, davacının alt işverenin işçisi olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili ise, davacının aslında belediyenin işçisi olduğunu, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, yönetim hakkının belediyede olduğunu, daha önce şirket hakkında açılan benzer davaların husumet nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı belediyenin ihale ile bazı işleri firmalara vermesi ve bu firmalarda çalışan işçilerden işten çıkarılanların bir kısmının açtığı davalarda davalı … ile ihaleyi alan firmalar arasında muvazaalı bir ilişki olduğunun saptandığı, ihale sözleşmesi eklerine göre yönetim hakkının davalı belediyede olduğu, işçinin işe alınması, işten çıkartılması ve haklarının davalı belediyece belirlendiği, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davalı firma hakkında açılan davanın husumet yönünde reddine, davalı … hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karar, Dairemizin bozma ilamı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayanmayan asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu belirlenerek, davalı firmanın davacıyı çalıştırabileceği başka bir işyerinin bulunup bulunmadığının araştırılması yönünde bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkeme, işverenin başka işyeri olup olmadığını Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde araştırarak, bozmada davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı kabul edildiğinden belediye hakkındaki davanın husumetten reddi ile işçinin … Yönetim ve Org. İnş. Tem. Tur. San. Tic. Ltd Şti.’nde işe iadesine karar vermiştir. Dairemize yansıyan benzer dosyalarda yapılan araştırmalarda da, davalı firmanın davalı … Belediyesi dışında bir işyerinin bulunmadığı açıklığa kavuşmuştur. Davalı belediyenin kararı karşısında, işçinin çalıştırılabileceği bir başka işyeri bulunmadığından işe iade isteğinin reddi gerekir.
Ayrıca kabule göre de, davalı asıl işveren … hakkındaki davanın husumetten reddine ilişkin kararı, alt işveren işyerine işe iade kararı verilmesi halinde asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı bağlamında hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 45,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.