Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/13027 E. 2012/22568 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13027
KARAR NO : 2012/22568
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin … Termik Santrallerinde faaliyet gösteren şantiyesinde şoför olarak çalıştığını, iş yerinde kullandığı kamyonun hatası sonucu devrildiği ve davalı şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla işden çıkarıldığını, kaza olduğunu ancak bu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinin sebebinin araca yüklenmesi gereken yükten çok daha fazla yük yüklenmesi olduğunu, ayrıca müvekkilinin işten çıkarılma sebebinin kaza olmadığını, müvekkilinin davalı şirkete, çalıştığı sırada ödenmeyen işçi alacakları için dava açtığını ve davalı şirketin müvekkiline davasından vazgeçmesini aksi taktirde işten çıkarılacağını söylediğini, davalının iş sözleşmesini fesetmekte kötü niyetli olduğunu … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş kazası sonucu işvereni maddi zarara uğrattığını, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işverenin, davacının verdiğini iddia ettiği zarara ilişkin …, … Oğulları Otomativ Tic. San. A. Ş.’ne ait tarihsiz proforma fatura dışında belge sunmadığı, verilen kesin süreye rağmen başka belge sunmaması üzerine davacının kusuruna ilişkin olarak yapılması öngörülen bilirkişi incelemesinin hukuki sonucu olmayacağından yersiz yargılama giderine … açmamak ve yargılamayı uzatmamak için bilirkişi incelemesine ilişkin kararın geri alındığı, proforma faturanın hasara ilişkin yeterli delil olamayacağı, davalının iş makinesinin hasarının onarımına ilişkin faturayı ve davacının sebep olduğu masrafı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi sebebiyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II- ( ı ) bendinde işçinin, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir.
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir … olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren işçinin ve trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir.
İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.
Bu noktada zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin 30 günlük ücretinin bürüt ya da … ücret olduğu noktasında 4857 sayılı Kanun’unda herhangi bir açıklık olmasa da, bu durumda işçi lehine yorum ilkesi uyarınca bürüt ücretin esas alınması gerekir. Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır.
Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içersinde değerlendirilmemelidir. Ancak ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde gerçek ücreti bu ödemeler toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur. Örneğin uygulamada uluslararası yük taşıyan tır şoförleri asgari ücret ve sefer pirimi karşılığı çalışmaktadır. Sefer pirimi olarak adlandırılan kısım da, dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret, tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenmelidir.
Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar ve işçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş oluşunun da feshe hakkını olumsuz etkileyen bir yönü bulunmamaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 26. maddesi yönünden bir yıllık hak düşürücü süre zarara sebep olan olayın oluşumundan başlar. Ancak altı işgünlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacaktır. Zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilir ve fesih hakkının kullanılması bakımından zarar miktarının belirlenmesi ve işçinin ücreti ile kıyaslanması zorunluluğu vardır.
Dosya içeriğinden, 19.08.2009-02.06.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 04.06.2010 tarihli fesih bildirimi ile, 28.05.2010 tarihinde işyeri amirleri tarafından tutulan tutanak neticesinde 02.06.2010 tarihinde 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı maddesince haklı sebeple tazminatsız olarak feshedildiği, 28.05.2010 tarihli tutanakta, kamyon şoförü davacının 28.05.2010 tarihinde kullandığı araç ile tumbada aracını devirdiği, hasar tesbit edildiği ve fotoğraflandığının belirtildiği, kaza tesbit tutanağında, 28.05.2010 günü saat 18.15 sularında kömür havzası içinde toprak yüklü aracın döküm sahasına gelince yerin gevşek ve yumuşak olması sebebiyle yan yattığı, kamyonun sağ bölümlerinde hasar meydana geldiği, davacının yaralanmadığı, adli tahkikat istemediği hususlarının belirtildiği, davacının hazırlık tahkikatı sırasında jandarmada verdiği ifadesinde, 18.05.2010 tarihinde saat 18.15 sularında dolum sahasında aracını doldurduktan sonra döküm alanına giderken yerlerin bozuk olması sebebiyle aracının battığını, batıktan çıkarak aracı … aldığını, aracın kasiste düşerek hakimiyetinden çıktığını, yükün çok olmasından dolayı sağ yana yattığını, şikayetçi olmadığını beyan ettiği, işverene verdiği savunmasında, 28.05.2010 tarihinde 18.15 sularında kullanmakta olduğu 52 nolu kamyonu dolumdan yüklediğini, döküme gittiğini, dökümde yükün çok ve yerlerin bozuk olduğunu, aracın tonajından fazla yük olmasından dolayı eşik yere düşünce aracın devrildiğini beyan ettiği, zarara ilişkin …, … Oğulları Otomativ Tic. San. A. Ş.’ne ait tarihsiz proforma faturada, zararın, yedek parça toplamı 10.040.02 TL, işçilik toplamı 6.050.00 TL, KDV ile birlikte toplam 20.793.43 TL olarak belirtildiği, davacının 1.000.00 TL … ücret ile çalıştığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkemece, proforma faturanın delil olamayacağı, işverenin zararını ıspatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kaza tesbit tutanağı, işverence tutulan tutanak, davacının kazaya ilişkin beyanları ile proforma faturadan, trafik iş kazası sonucu işverenin zararının oluştuğu anlaşılmış olup, meydana gelen trafik iş kazasında işçinin kusuru ve işverenin zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenerek, altı günlük hak düşürücü süre yönünden de inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.