Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/14535 E. 2012/21221 K. 05.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14535
KARAR NO : 2012/21221
KARAR TARİHİ : 05.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı Tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/05/1992 tarihinden itibaren çalıştığını, iş sözleşmesinin Beyoğlu 35. Noterliğinin 27/04/2011 tarihli 15204 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafından feshedildiğini, feshin haksız olduğunu bu nedenlerle feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iade edilmesine, işe başlatılmaması halinde sekiz aylık ücret tutarında tazminatın faizi ile ödenmesine çalıştırılmadığı süre için dört aylık doğmuş ücret ve diğer haklarının faizi ile ödenmesine karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının, davalı işletmenin genel müdürü unvanıyla doğrudan işveren veya vekillerine bağlı olarak sadece doğrudan işverene rapor verecek konumda çalıştığını, maddi imkanlarının çok geniş olduğunu, işveren vekili veya yardımcısı tarafından işe iade davası açılamayacağını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının 01/05/1992-30/04/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde calıştığı, 01/11/2009 tarihine kadar davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak çalışmaktayken bu tarihte Avrupa Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandığı, iş akdinin 29/04/2011 tarihinde feshedildiğini, bu tarih itibariyle davacının davalı şirketin Avrupa Bölgesi İnsan Kaynakları sorumlusu bulunması nedeniyle davacının işe işçi alma ve çıkarma yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi gereğince işveren vekili sayılamayacağı, bu nedenle iş güvencesinden yararlanması gerektiği, ibraz edilen işyeri organizasyon şemasından bu hususun bu şekilde belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda ayrıntısı ile belirlendiği üzere davalı şirketin genel satış durumunun 2008, 2009, 2010 yılları açısından bir düşüşün olduğu sabitse de raporda belirlendiği üzere davacının konumu gereğince yaptığı işin ortadan kalkmasının gerekmeyeceği, davaya konu fesihten önce davalı işyerince alınmış yönetimsel bir kararın mevcut olmadığı, feshe son çare olarak başvurulması ilkesine de riayet edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, 01/11/2009 tarihine kadar genel müdür olarak çalışmış, daha sonra davalının Avrupa Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü olarak grup şirket asbaşkanına bağlı olarak çalışmaya başlamıştır. Organizasyon şemasında davacı grup şirket asbaşkanına doğrudan bağlıdır. Avrupa ülkelerindeki birimler de davacıya bağlı olup, organizasyon şemasında avrupa yönetici takımında yer almaktadır. Davacının, davalı işyerinde işveren vekili olarak çalıştığı görülmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 18 ve 21. maddelerine göre iş güvencesinden yararlanamaz. Bu sebeple davanın reddi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 852,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.