Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/15484 E. 2012/17710 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15484
KARAR NO : 2012/17710
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının gemide çalışmasına rağmen kendisine ödenmeyen alacağının tahsili için İcra Müdürlüğünde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, icra takibine karşı davalı işverence itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %40’dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ve dava konusu gemi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tesis edilerek tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, Türk Bayraklı … gemisinde personel olarak çalışan davacı tarafından ücret alacağı ile birlikte gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemi ile icra takibi yapıldığı, bu talebin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1235/3. maddesinden kaynaklandığı, gemideki çalışmaların karşılığının istenildiği, uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillere kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 1. bendine göre bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalara uygulanmaz hükmü bulunmaktadır. Davacı vekilinin göreve ilişkin sair temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı Kanun’un 114/1. maddesine göre yargı yolu ve mahkemenin görevi dava şartlarından olup, 6100 sayılı Kanun’un yargı yoluna ve mahkemenin görevine ilişkin olmayan hükümleri ise yürürlüğe girmesinden önceki davalara da uygulanır. Bu sebeple her ne kadar dava 6100 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce açılmış ise de yargılama giderlerine ilişkin olarak mahkeme hükmünü verdiği tarihte, 6100 sayılı Kanun’un yürürlükte olan hükümlerinin uygulanması gerekir.

Anılan Kanun’un “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki “görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder”.
Mahkemenin, görevsizliğine dair verilen kararda; kanuni süre içerisinde gönderme istenmeme durumu gözetilmeksizin görevsizlik kararının kesinleşmesi ve başka mahkemeye gönderilmesi işlemleri ve sonucu beklenilmeden gerekçeli kararla birlikte yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendireceğine ilişkin kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma sebebidir.
Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanmasına devam olunan 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Hükmün “Yargılama giderleri ve harçların yetkili mahkemece nazara alınmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere, “Davaya görevli mahkemede devam edilmez ise talep üzerine yargılama gideri konusunda karar verilmesine,” ibaresi yazılarak eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.