YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15708
KARAR NO : 2013/4330
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, borçlu olmadığınn tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili ile davalı genel müdürlük arasında 22.04.2010 tarihli iş sözleşmesi ve aynı tarihli taahhütname imzalandığını, müvekkilinin 02.06.2011 tarihinde işten ayrıldığını, işverenin iş sözleşmesi ve taahhütnameden dolayı hizmet süresine ilişkin cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürdüğünü ve işten ayrılma tarihindeki giydirilmiş ücretinin yedi katı cezai şart talebinde bulunduğunu, yapılan işin niteliğine göre sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunu, bu sebeple müvekkilinin cezai şart adı altında borcunun doğmadığını, cezai şartın fahiş olduğunu, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 161/son maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir şekilde indirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilinin davalı işverene cezai şart adı altında bir borcunun bulunmadığının tespitini, talebi yerinde görülmezse cezai şart borcunun davalı tarafça istenen miktarda olmadığının tespiti ile çalışılan ve çalışılmayan sürelere oranla hesaplanmasını, bu şekilde bulunacak meblağ fahiş olacağından 818 sayılı Kanun’un 161/son hükmü uyarınca indirilmesini, taahhütnamede kararlaştırılan faizin yok sayılmasını veya kanuni faiz boyutuna indirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının yapılan sınavı kazanıp 22.04.2010 tarihli iş sözleşmesini imzalayarak göreve başladığını, daha sonra 02.06.2011 tarihinde Tarım Bakanlığı sınavını kazandığı gerekçesiyle iş sözleşmesini tek taraflı feshettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin asgari süreli iş sözleşmesi olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre asgari süreli iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın hukuken geçerli ve talep edilebilir olduğunu, sözleşme eki taahhütnamenin geçerli olduğunu, cezai şart düzenlemesinin eşit ve iki taraflı ve talep edilebilir olduğunu, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında 22.04.2010 tarihli asgari süreli iş sözleşmesi düzenlendiği, davacının, davalıya ait birlikte ziraat mühendisi olarak çalıştığı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince , iş akdinin haksız ve geçersiz nedenle feshi halinde cezai şart öngörüldüğü belirlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 22.04.2010 tarihli sözleşme asgari süreli iş sözleşmesidir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, asgari süreli iş sözleşmesi gereğince kararlaştırılan cezai şart hukuken geçerlidir.
Davacı 02.06.2011 tarihinde Tarım Bakanlığına atandığı gerekçesiyle istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırmıştır. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede öngörülen cezai şartın geçerli olduğu gözetilerek açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken , talebin kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu sebeple mahkeme kararının BOZULMASINA, 04.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.