YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15774
KARAR NO : 2012/21717
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatlarınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/10/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı … Atık Ayık. ve Değ. Bilg. İnş. San. Tic. A. Ş. adına Avukat … …, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat İncilay Şahinsarı geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı tarafın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanun’un 8 ve 37. maddelerinin işverene yüklenen bu konuda bazı yükümlülükler de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümüne yardımcı nitelikte olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma şartları ve benzeri konularda kanuni güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmiş olması, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma şartlarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında taraflar delillerinin değerlendirilmesi sırasında, işverence düzenlenmesi gereken bu tür belgelerin düzenlenmiş olup olmamasının da gözetilmesi gerekir.
İş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı durumlarda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacının tüm çalışma dönemine ilişkin bordroları ve banka ekstreleri dosyada bulunmamaktadır. Öncelikle bu eksikliklerin giderilmesi gerekir. Mahkemece ayrıca davacının kıdemi ve yaptığı işe göre ilgili meslek kuruluşlarından ve yukarıda belirtilen mercilerden uyuşmazlık konusu dönemde alabileceği emsal ücret seviyesi belirlenmeli ve dava konusu alacaklar buna göre hesaplatılmalıdır. Yazılı şekilde sadece tanık anlatımları ile yetinilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Diğer taraftan, yargılama sırasında davacının maaş hesabına ait ilgili banka ekstrelerinin gönderilmesi için yazılan yazı cevabı beklenmeksizin dosyanın karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Belirtilen ekstreler karardan sonra dosya arasına konulmuştur. Yukarıda ifade edildiği şekilde emsal ücret araştırması yapıldıktan sonra, bu belgeler de bilirkişiye tevdi edilerek bir rapor düzenletilmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4-Ayrıca davacının işe iade davası açmış olduğu, seri halde Dairemize yansıyan bazı dosyalarda işe iade edildiği savunulmuştur. Bu durum kıdem ve ihbar tazminatlarını etkileyebileceğinden, mahkemece gerekli araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması da bozma sebebi sayılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.