Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16331 E. 2012/23740 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16331
KARAR NO : 2012/23740
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin 27.01.2012 tarihli yazı ile 30.01.2012 tarihi itibari ile son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve kadro fazlalığı gerekçesi olarak feshedildiğini, feshin haksız olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin … Genel Müdürlüğü’ne ait olan hisselerin 31.05.2010 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile özel sektöre devredildiğini, özelleştirme sonrası 19.06.22010 tarihinde işe başlayan davacının iş sözleşmesinin son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve kadro fazlalığı nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi gereğince 30.02.2012 de feshettiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, feshin geçerli nedene dayandığını hususunun usulünce ispat edemediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının işyerinde 19.06.2010-30.01.2012 tarihleri arasında dava ve icra takip elemanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve kadro fazlalığı nedeni ile İş Kanunu’nun 18. maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece davanın kabulü ile davacının işe iadesi yönünde hüküm kurulmuşsa da, fesih bildiriminde işgücü fazlalığı ve ekonomik nedenler fesih nedeni olarak gösterildiğinden fesih bildiriminin bu yönden geçersiz sayılması hatalı olmuştur. Ayrıca davalı tarafça fesih nedeni yapılan işgücü fazlalığı ve ekonomik nedenler konusunda yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket tarafından işgücü azaltılmasına ilişkin bir yönetim kurulu kararı olmadığı, ancak şirketin işletme müdürlüklerini teklifleri üzerine genel müdürlük makamının oluru ile iş sözleşmelerinin feshedildiği bildirilmiş,
Yapılacak iş; tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin iş sözleşmesi feshedilecek işçilerin seçiminde tutarlı davranıp davranmadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin neresi olduğu, kapatılıp kapatılmadığı, davacının aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalı işvereni işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde kendisini bağlayan kurala uyup uymadığı yönünden somut olarak araştırma yapılmalıdır. Bunun için de işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin görev tanımları, işletme, işyeri organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar ile fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri Sosyal Güvenlik Kurumu bildirgeleri, davalı işyerine ait tasarruf tedbiri alınmasına neden olan fesih öncesi ve sonrasına ilişkin mali durumunu gösteren mali bilânçolar getirilmeli, işyerinde keşif yapılarak, özellikle işletmenin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı yeniden ile inceleme yapılmalı ve feshin yukarda belirtilen ilkelere göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığı … olarak belirlenmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10 .2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.