YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16876
KARAR NO : 2013/15830
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla çalışma ücreti, arazi yolluğu ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığını, emekli olarak işyerinden ayrıldığını, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, arazi yolluklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile arazi yolluğu alacaklarının davalıdan faizleriyle birlikte tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı dönem içerisinde hak kazandığı ücretlerin ödendiğini ve talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 1997-15.09.2009 tarihleri arasında çalıştığı, emekli olmak suretiyle işten ayrıldığı, çalışmış olduğu döneme ilişkin olarak ödenmeyen işçilik alacaklarının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar kanuni süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davacının iddiası dikkate alınarak haftalık ellialtı saat çalışma olduğu kabul edilerek onbir saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiş ise de, dosyaya sunulan 2005-2009 yıllarına ait bir kısım makine kontrol kartlarına göre, sadece 2007/4, 6. aylarında fazla çalışma yapıldığı, diğer belgelerde çalışma saatinin günlük sekiz saat olarak belirtildiği, belgelerin davacı tarafından imzalandığı anlaşılmış olup, 2005-2009 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin dosyada bulunmayan makine kontrol kartlarıda getirtilerek, bu belgelerin puantaj kayıtları ile karşılaştırması yapılarak, davacıdan imzaları hakkında beyanı alınmalı, gerektiğinde imza incelemesi yapılarak, imzanın davacıya ait olması halinde 2007/4,6. aylar hariç diğer belge sunulan dönemlerde fazla çalışma yapılmadığı kabul edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, fazla çalışma hesabında 4857 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan ara dinlenmelerin dikkate alınıp alınmadığı anlaşılamamış olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi yanlıştır.
Ayrıca, mahkemece, davacının iddiasına göre ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olduğunu kabul ederek hesaplama yapılmış ise de, davacının tanık dinletmediği, başkaca delilde sunmadığı anlaşılmış olup, tarafların işyeri kayıtlarına delil listelerinde dayandıkları dikkate alınarak, 2005-2009 yıllarına ilişkin puantaj kayıtları getirtilerek, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi, puantaj kayıtlarının olmaması halinde ise davacının iddiasını ıspatlayamadığı kabul edilerek, talebin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.