Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/17148 E. 2013/11858 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17148
KARAR NO : 2013/11858
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait işyerinde 15.05.2008-25.07.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ve hak kazandığı ücret alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacının istifası ile sonlandığı, hak kazandığı tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğin savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu ve davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın , sulh sözleşmesi ile sona erip ermediği ihtilaf konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olarak tanımlanmıştır. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve ilgili bulunduğu davayı sona erdirerek kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bir davanın tarafları dava hakkında karar verildikten sonra, hüküm kesinleşmeden önce o dava konusunda bir sulh sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir sulh sözleşmesi mahkeme dışı sulh sözleşmesidir.
Mahkeme dışında hazırlanan sulh sözleşmesinin tarafları, duruşmada okunan sulh sözleşmesinin iradelerine uygun olduğunu bildirip, altını imzalamak suretiyle sulh anlaşması yapabilirler. Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Taraflar arasındaki temyize konu uyuşmazlık duruşmalı olarak incelenmiş ve 21.05.2013 tarihli duruşmada taraflar, aralarında yaptıkları 13.06.2012 tarihli ödeme sözleşmesi başlıklı belgeyi ibraz etmişlerdir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak, temyiz incelemesi aşamasında duruşma sırasında ibraz edilen bu belgenin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi olup olmadığı hususunda mahkemece bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.