Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/1790 E. 2012/15708 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1790
KARAR NO : 2012/15708
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bçakılı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işverence devamsızlık sebebiyle feshedildiğinin bildirildiğini, aslında davacının sağlık sorunlarının ciddi olması sebebiyle on gün kadar yatak istirahatı aldığını, bu sebeple işe gelemeyeceğini davalı şirket yetkililerine bildirdiğini, davalı tarafın yetkililerinin bilgisi olmasına rağmen mazeretsiz olarak işe gelmemiş gibi davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, oysa davacının 6-15.06.2011 arası istirahatli olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 22.04.2010 tarihinden iş sözleşmesinin işverence üç gün üst üste raporsuz ve habersiz devamsızlığı sebebiyle feshedildiği 10.06.2011 tarihine kadar montaj işçisi olarak çalıştığını, davacının raporunu 14.06.2011 tarihinde sunduğunu, çalışanından hiçbir şekilde haber alamayan işverenin iş sözleşmesinin feshi yoluna gittiğini, davacının işe iade talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 06.06.2011 tarihinden 16.06.2011 tarihine kadar olan sürede raporlu olduğu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g maddesinde düzenlenen işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işe gelmeme olgusu davacı işçi açısından gerçekleşmediğinden feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla … temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih … doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken … temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih … doğar.
Somut olayda, montaj işçisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, ard … üç iş günü 06.06.2011-08.06.2011 tarihlerinde ve onu izleyen işgünlerinde işe gelmediğinden 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-g maddesi gereği feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, fesih bildiriminde ifade edilen tarihlerde işçinin istirahatli olduğu sabittir. İstirahat raporu, davalı vekili tarafından sunulan tutanağa göre 14’ünde işverene ulaşmıştır. Daha önce raporu işverene bildirdiğini iddia eden davacı bu durumu kanıtlayamamıştır. Davacının 3-4.6.2011 günlerinde de kısa süre işyerinde kalıp işyerinden ayrıldığı da özlük dosyasında yer alan savunması ve yargılama sırasında dinlenen davalı tanığının beyanından anlaşılmaktadır. İşyerinde yürütülen işin sürekliliği, üretimin devam etmesi zorunluluğu ve sağlık konularında işyerinde uygulanan prosedür dikkate alındığında, işçinin kendisine verilmiş olan istirahat raporunu derhal işverene sunmaması, bilgi vermemesi şeklinde gerçekleşen eylemi işyerinde olumsuzluklara sebep olan, iş akışını bozan bir nitelik arz etmektedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.