Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/18698 E. 2012/23306 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18698
KARAR NO : 2012/23306
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, dini ve milli bayram izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Türkmenistan’daki şantiyesinde 06.10.2008-28.05.2009 arası proje koordinatörü olarak çalıştığını, davacının haftanın yedi günü izin kullanmaksızın kesintisiz çalıştığını, çalışma saatlerinin hafta içi ve hafta sonu ortalama on saat olduğunu, davacının aynı çalışma temposuna bayramlarda da devam ettiğini, davacının maaşının ve diğer ücretlerinin verilmediğini, 28.05.2009 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak sonlandırıldığını, aylık … maaşının 10.000 Amerikan Doları olduğunu ve işçilik alacaklarını alamadığını belirterek ücret alacağı, fazla mesai, dini ve milli bayram izin ücretleri ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmediğini, davacının bizzat kendisinin işi bıraktığını, ayrıca iddia ettiği ücretin doğru olmadığı gibi davacı tarafından fazla çalışma yapılmadığını ve resmi ve milli bayramlarda çalışmasının bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini delilleriyle kanıtlayamadığı, davacının bakiye ücret alacağı bulunduğu ve bunun aksinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, tanık beyanları ile davacının fazla mesai yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de hizmet verdiğinin belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı aylık ücretinin 10.000 Amerikan doları olduğunu iddia etmiş, davalı vekili cevabında davacının iddia etiği miktarda olmadığını … sürmüştür. Taraflar arasında imzalanıp iş kurumuna ibraz edilen iş sözleşmesinde davacının aylık ücretinin 700 Amerikan doları olarak belirtildiği görülmüştür. Ankara Ticaret Odası ve meslek odasından gelen cevaplarla bildirilen ücretler farklıdır. Bilgisine başvurulan davacı tanıkları davacının aylık ücretinin 10.000 Amerikan doları civarında olduğunu belirtmişlerse de, tanıkların da işverene karşı davaları olduğu anlaşılmıştır.

Bu yönler dikkate alındığında deliller arasındaki çelişki giderilerek davacının aylık … ücret miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirtilmeden sonuca gidilmiştir. Davacının, davalı şirketin işyerinde çalıştığı projenin büyüklüğü, kaç kişinin istihdam edildiği, projenin büyüklüğüne ve davacının işyerindeki görev sorumluluğuna göre gerçek ücretinin ne kadar olabileceğinin tespiti bakımından işle ilgili sözü edilen yönleri aydınlatıcı bilgi ve belgelerin getirtilmesi, rayiç piyasa şartlarına göre davacının alabileceği ücret miktarının tespiti bakımından bu konularda uzman bilirkişinin görüşüne başvurulması ve bu suretle davacının gerçek ücretinin belirlenmesi gerekmektedir.
2-Davacının işyerinde proje koordinatörü olarak çalıştığı düşünüldüğünde görev ve pozisyonu gereği günlük çalışma saatlerinin kendisi tarafından belirlendiğinin kabulü gerekir. Bu halde, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ve genel tatil günlerine ilişkin isteklerinin kabulü de doğru değildir. Kaldı ki davacının pasaport kayıtlarına göre bir çok kez yurtdışına giriş çıkış yaptığı anlaşılmakta olup yurdışında kaldığı süreler araştırılarak tespit edilip somutlaştırılmış da değildir.
Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar dikkate alınarak araştırma ve inceleme yapılması, gerekirse hesap yönünden bilirkişiden ek rapor alınması ve bundan sonra tüm deliller birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.