Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/18748 E. 2012/22638 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18748
KARAR NO : 2012/22638
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; … Valiliği Emniyet Müdürlüğü İşçi Disiplin Kurulu Başkanlığının 04.01.2011 tarih ve 2009/84 dosya 2011/2 karar sayılı işlemi ile davacının iş sözleşmesinin fesih edilmesinin toplu iş sözleşmesi şartlarına aykırı olduğunu, kendisinin emekli olmadan önce Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğünün Tabldot ve İş Ocakları Büro Amirliğinde vatandaşa yönelik fotokopi evrakını düzenlediğini, fotokopi makinesinin arızalanması üzerine fotokopileri başka yerde çektirip, üstlerine haber vermeden fotokopi makinesini tamir ettirmeye kalkması iddiasıyla disiplin kuruluna sevk edildiğini, bu davranışının disiplin kurulu tarafından güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilmiş, ayrıca hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesinde de dava açıldığı göz önüne alınarak iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca fesih edildiğini, söz konusu fotokopi makinesinin vatandaşların işlemlerini geciktirmeden yapılması amacıyla kullanıldığını, bu sebeple fotokopi makinesinin arızalanmasının normal olduğunu, tamirat prosedürünün makinenin arızalanması üzerine tamircinin çağrılıp, bakım ve onarım yapılması olduğunu, söz konusu olaydan önce de prosedüre uyularak tamircinin çağrıldığını, makinenin bakımının yapıldığını ve parçalarının değiştirildiğini, fakat nedense …’un talimatıyla tekrar söküldüğünü, yürütülen soruşturma sırasında ve bakım yapan teknik personelin kovuşturma sırasındaki ifadelerinden anlaşıldığını, ayrıca tamir için servisi arama konusunda şifahi olarak amiri …’u bilgilendirdiğini, fotokopi makinesinin arızasının giderilememesi üzerine bozuk olan makineden fotokopi çekmeye çalıştığını, fakat kontör atmasına rağmen fotokopi çekilmediğini görünce beklemekte olan vatandaşların daha fazla beklememesi ve mağdur olmaması için herkesin duyabileceği ve görebileceği şekilde Lojistik Şube Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan …’a vatandaşı mağdur etmemek için 15-20 adet fotokopi çekip, çekemeyeceğini sormuş ve aldığı olumlu cevap üzerine adı geçene çekim için kağıtları verdiğini, fotokopiler çekildikten sonra … ocağının camından kağıtların vatandaşlara verildiğini, eğer kayıt dışı bir işlem yapma amacında olsaydı bu durumu aleni değil gizli bir şekilde yapması gerektiğini, Disiplin Kurulu soruşturmasında arızalı fotokopi makinesi üzerinde kontür atmak suretiyle oynama yaparak haksız kazanç elde ettiğinin iddia edildiğini, Disiplin Kurulunun bu davranışından menfaat sağlamak için bu yöntemi gerçekleştirdiğinden bahisle hırsızlık suçunu işlediğini varsaymasının kötüniyetli bir yaklaşım olduğunu, meslek hayatı boyunca işverene karşı haksız ve kötüniyetli bir davranışı olmamasına rağmen, emeklilik dilekçesi verdikten sonra böyle bir davranışta bulunduğunun iddia edilmesinin akla ve mantığa aykırı olduğunu, Emniyet Müdürlüğünün Türk Metal Sendikası ile yapmış olduğu 14. DönemToplu İş Sözleşmesi şartları ve ekli ceza cetvelinde kabul anlamına gelmemekle birlikte fotokopi makinesini usulüne göre kullanmamak neticesinde verilecek cezanın maaştan kesme cezası içerdiğinin görüleceğini, buna rağmen ağır sonuçlar içeren iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesinin kanuna ve toplu iş sözleşmesine aykırı olduğunu, Emniyet Müdürlüğü işçi Disiplin Kurulu tarafından verilen karar incelendiğinde polislik mesleğinin vermiş olduğu psikoloji içerisinde soruşturmanın yapıldığının ve soruşturması yapılan sanığın peşinen suçlu kabul edildiğinin görüleceğini, hakkında ceza davası devam ederken, kovuşturmanın sonucu beklenmeden iş sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka uygunluğa aykırı olduğunu, hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/242 esas numaralı dosya ile kamu davası açılmış olduğunu ve davanın halen devam ettiğini, ceza davasında dinlenen tanıkların vermiş oldukları ifadelerde fotokopi çekimlerinden bir menfaat elde etmediğini, hatta hatalı çekimler sonucu makinenin attığı kontörlerin parasını cebinden ödediğinin görüleceğini belirterek haksız olarak iş sözleşmesinin feshi kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının iptalini istediği işlemlerin … Valiliği … Emniyet Müdürlüğünce tesis edildiğini, davalı sıfatının … Valiliğine ait olduğunu, bu sebeple davanın öncelikle husumet yokluğundan reddinin gerektiğinin, davacını iş sözleşmesinin feshinin haklı sebeplere dayandığını, davacının idarede görevli iken işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi hükümleri çerçevesinde feshedildiğini, açıklanan sebeplerle davanın öncelikle usulden sonra esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, iş yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak iş yerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiğinin belirlenmesi, daha sonra işçinin hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile kanuni düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
İşçiye yüklenen iddia açık ve … bir şekilde kanıtlanmamışsa da olayın oluş şekli itibariyle iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüpheye dayanılarak yapılmış bir fesih söz konusu ise bu fesih şüphe feshi olarak nitelendirilmektedir. İşverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine … açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı, işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına … açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, güven potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir.
Somut olayda; … ocağı sorumlusu polis memuru … tarafından düzenlenen 14.10.2009 tarihli rapor ile “06.08.2009 tarihinden itibaren Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü Tabldot ve İş Ocakları Büro Amirliği tarafından muhasebe kaydı tutulmaya başlanılan, çalıştırılması ise Lojistik Şube Müdürlüğünde görevli davacı işçi … tarafından yapılan Emniyet Müdürlüğü zemin katında, Pasaport ve Yabancılar Şube Müdürlüğü karşısında bulunan fotokopi makinesinde vatandaşa yönelik ücret karşılığı fotokopi çekimi, pasaport zarfı ve silah ruhsat dosyası satışı yapılmakta olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine yapılan soruşturma sonucunda … Valiliği Emniyet Müdürlüğü İşçi Disiplin Kurulu Başkanlığının 04.01.2011 tarih ve 2011/02 sayılı iş sözleşmesinin feshine ilişkin kararı ile “Hakkında soruşturma yapılan işçi …’un ‘İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması’ suçunu işlediği sübuta erdiği değerlendirildiğinden eylemine uyan 4857 sayılı Kanun’un 25/II fıkrası gereğince iş sözleşmesinin feshi ile tecziye edilmesine karar verilmiştir.
Davacının feshe sebep olan olaydan menfaat sağlamamış olması işverence yapılan feshi geçersiz kılmaz. Davacı görevli olduğu fotokopi makinesindeki arızayı ilgili birime bildirdiğini kanıtlayamadığı gibi, vatandaştan aldığı fotokopi ücretlerinide kayda geçirmemiştir. Davacının fesih sebebi yapılan davranışı ve ceza mahkemesinde verilmiş olan karar birlikte değerlendirildiğinde işverence davacı hakkında yoğun bir şüphe oluştuğunun, güven duygusunun zedelendiğinin kabul edilmesi gerekir. Böyle bir durumda normal şartlarda işverenden iş ilişkisinin sürdürülmesi beklenemeyeceğinden feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile işe iadeye karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kesin olarak 12.10.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.