Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19140 E. 2012/24270 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19140
KARAR NO : 2012/24270
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, işe iade davasının davacı işçi lehine sonuçlanmasından sonra işe başlatılmaması üzerine ödenmesi gereken boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatlarının ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının hak ettiği ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan hesaplamaya göre davacının dava konusu edilen alacaklarla ilgili bakiye alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında dava konusu alacakların hesabında esas alınacak ücret konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı taraf davacının en son net 3.500,00 TL ücret almakta iş akdinin feshedildiği, fesih sonrası çalışanların ücretlerine zam yapılmış olduğunu, bu nedenle emsal ücret ve yan ödemeler dikkate alınarak alacak kalemlerinin hesaplanması gerekeceğini iddia etmiştir. Davalı taraf hak ettiği tüm alacakların ödendiğini savunmuştur.
Boşta geçen sürenin en çok dört aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen haklar dahil edilmelidir. Söz konusu hesaplamaların, işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte işçinin ancak fiili çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok dört ay kadar boşta geçen süre içinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmaz. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir.
Somut olayda; taraf tanıkları taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshinden sonra işyerindeki çalışanlara zam yapılmış olduğuna dair ifadelerde bulunmuşlardır. Bu ifadeler karşısında mahkemece işveren belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıltırılması suretiyle bu husus açıklığa kavuşturulmalı ve dava konusu alacak kalemlerinin hesabında esas alınacak ücret tespit edilmelidir. Bu tespit akbinde yapılacak hesaplamada talebin aşılmamasına da ayrıca dikkat edilmesi gerekmektedir. Ayrıca boşta geçen süre ücreti bakımından yukarıda belirtildiği gibi işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi işlem yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekeceğinden yol, yemek vs. ek ödemelerin de nazara alınması gerekmekte iken bu hususlara dikkat edilmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.