Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19150 E. 2012/24083 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19150
KARAR NO : 2012/24083
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini; işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını ve 03.08.2009 tarihli ibranemede görüldüğü gibi davacının kendi rızası ile işten ayrıldığını, aralarında anlaşma sağlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Dosya içeriğine göre davalı işverence geçerli sebebe dayanılarak iş sözleşmesinin feshi yönüne gidildiği, 03.08.2009 tarihli fesih bildirim yazısının davacıya aynı tarihte tebliğ edildiği, davanın 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinde öngörülen bir aylık süre içerisinde 03.09.2009 tarihinde yani kanunda öngörülen ve hak düşürücü nitelikte olan bir aylık süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava süresinde açıldığına göre işin esasına girilerek inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
.SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma nedenine gore diğer temyiz sebeplerlerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.