YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19230
KARAR NO : 2012/26346
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, boşta geçen süre ücreti, işe
başlatmama tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; kesinleşen işe iade davası sonrası kanuni süresinde işe başlamak için başvuru yapmasına rağmen iş başı yaptırılmayarak sözleşmesinin feshedildiğini, davada karara bağlanan alacaklarının eksik ödendiğini, işyerinde dokumacı olarak çalıştığını belirterek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, ücret alacağı farkı, dört aylık ücret farkı, dört aylık işe başlatmama tazminatı farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, işe iade kararına rağmen davacının işe başlatılmadığını, işe iade kararı gereği boşta geçen süre ücretinin ve tazminatının davacıya ödendiğini, iş sözleşmesi feshi öncesinde ihbar süresi kullandırıldığından ihbar tazminatı şartlarının oluşmadığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıda belirtilen bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı fesihten önce ihbar önelinin verildiğini savunmuş mahkemice hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ihbar önelinin iki hafta eksik kullandırıldığı belirtilerek bu süre için hesaplanan miktar hüküm altına alınmıştır. Davacının kıdemine göre davacıya altı haftalık ihbar süresi verilmesinin gerekmesine rağmen 09.04.2009 tarihli fesih bildiriminde 07.05.2009 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin fesh edileceğinin bildirildiği, buna görede bilirkişi tarafından da tespit edildiği şekilde eksik ihbar süresi verildiği anlaşılmaktadır. Ancak iş hukukunun genel ilkelerinden olan ihbar önelinin bölünemeyeceği kuralı dikkate alınmaksızın sadece iki haftalık süre için hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece ihbar tazminatının 24.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsılıne karar verilmiştir. Ancak bu tarih davacı tarafından fesihten sonra işe iade davası devam ederken kıdem tazminatı ve ücret farkı alacağı için 14.5.2009 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olup bu tarih itibariyle davalının temerrüdünden söz edilemez. Davacının kesinleşen işe iade davası sonrası işe başlama talebine ilişkin ihtarnamenin davalı tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bir aylık sürenin sonu olan 05.02.2010 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin fesh edildiğinin kabulü ile bu tarih itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
4-Mahkemece davacı tarafça talep edilen işe başlatmama tazminatının 05.01.2010 tarihi itibariyle işlyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacının işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin fesh edildiğinin kabulü gereken 05.02.2010 tarihi itibariyle faize hükmedilmesi de ayrı bir bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.