YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19808
KARAR NO : 2012/22012
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş akdinin sağlık kurulu raporları ile iş bu raporları gerçek anlamda rahatsızlığı olmadan aldığının açık ve kesin bir şekilde ortaya koyulduğu gerekcesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ll-e bendine göre doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçesi ile 27.10.2011 tarihinde feshedildiğini, davalı işverenin fesih nedenlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının bel fıtığı rahatsızlığı bunun yanı sıra kalp damar hastalıkları nedeni ile rahatsızlıkları ve raporları bulunduğunu, tüm bu nedenlerle işverenin fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde işletme boya hattında 29.08.2007 tarihinden iş akdinin feshedildiği 27.10.2011 tarihine kadar çalıştığını, ve işyerinde çalıştığı sürede almış olduğu istirahat raporlarının gerek farklı hastanelerden almış olması, gerek farklı rahatsızlıklar için alınmış olması, istirahat süreleri arasında hiç aralık olmaması, süreklilik göstermesi, devamlı kesintisiz olması karşısında bu raporların gerçek anlamda rahatsızlık olmadan alındığının göstermesi ve bu durumun iş sözleşmesinin esaslı unsurlarından birini teşkil eden sadakat borcuna açık bir şekilde aykırılık teşkil etmesi gerçek bir sebebe dayanmadan yapmış olduğu devamsızlıklardan dolayı vardiyada çalışan diğer ilgili işçilerin mağduriyetine neden olmaları nedenleri ile 4857 sayılı Kanun’un 25/ll -e bendi gereği doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması nedeni ile haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dosyada iş akdi feshinden önce alınan söz konusu raporların sahte olduğunu ortaya koyan somut bir belge mevcut olmadığı, davacı tarafından alınan ve son zamanlarda alındığı belirtilen raporların iş akışını etkileyecek sıklıkta olmadığını, bu raporlar nedeni ile işyerinde olumsuzluklar olduğu ve iş düzeninin bozulduğunun ispatlanamadığı, feshin son çare olması ilkesine de aykırı hareket edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı işçinin 07.10.2011-22.10.2011 tarihleri arasında 16 gün, 19.08.2011-07.10.2011 tarihleri arasında 50 gün, 19.08.2011-28.08.2011 tarihleri arasında 10 gün, 02.09.2011-05.09.2011 tarihleri arasında 4 gün, 05.09.2011-14.09.2011 tarihleri arasında 10 gün, 15.09.2011-24.09.2011 tarihleri arasında 10 gün, 26.09.2011-06.10.2011 tarihleri arasında 10 gün ve 07.10.2011-12.10.2011 tarihleri arasında 6 gün olmak üzere toplam 116 gün rapor aldığı davacı tarafın da kabulündedir
Davacının, dosyada davacı tarafındna alınan raporların sahte olduğuna dair somut bir delil ortaya konulmadığından fesih 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde göre haklı nedenle gerçekleşmemiş ise de, dosyada mevcut rapor örnekleri göz önünde bulundurulduğunda, davacının haklı fesih nedeni oluşturmayacak şekilde ancak belirli aralıklarla süreklilik arz edecek şekilde rapor aldığı, davacı işçinin bu eyleminin 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmamakla birlikte, iş yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı işveren tarafından iş akdi geçerli nedenle feshedildiğinden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.10.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.