Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/20254 E. 2012/23617 K. 19.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20254
KARAR NO : 2012/23617
KARAR TARİHİ : 19.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili 10/12/2010 tarihinde iskenderun’da meydana gelen yağış nedeni ile limanda sevk için bekleyen davalı şirkete ait malların ıslandığını, kurutulması, paketlerinin değiştirilmesi ve aktarılması için yaklaşık 30.000,00 TL zararın davacının da aralaranda bulunduğu işçilerin işlerini savsaması, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu meydana geldiğini iş sözleşmelerinin haklı sebeple işçilerin mağdur olmamaları için kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenerek feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafından fesih nedeninin cevap dilekçesinde davacının şirkete zarar vermesi olarak gösterildiği halde davacının banka hesabına kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine göre fesih bildiriminin yazılı yapılmaması ve açık ve kesin olarak belirtilmemesi, davacının savunmasının alınmaması sebebi ile yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin görevini savsaması sonucu işverene otuz günlük ücreti ile karşılanamayacak miktarda zarar verdiği gerekçesi ile işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-I maddesi uyarınca feshedilmiştir. Fesih işleminin yasal dayanağını oluşturan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-I maddesinde işçinin görevini savsaması sonucu işverene otuz günlük ücretinin tutarıyla ödenemeyecek miktarda zarar vermesi hali iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi için haklı sebep olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan hükmün uygulanmasının söz konusu olduğu durumda işçinin görevini savsaması ve iş görme edimini yerine getirirken özen borcuna aykırı hareket etmesi sonucu zarara uğradığını ispat işverene, zararın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını ispat yükü işçiye düşmektedir. Öte yandan işverenin iş sözleşmesini haklı sebebe dayanarak fesh etmesi durumunda, fesihten önce işçinin savunmasını alması ve fesih sebeplerini yazılı olarak açık ve kesin bir şekilde bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Mahkemece davacının şirkete zarar verdiği iddiası fesih sebebi olarak gösterilmesine rağmen davacının banka hesabına ihbar ve kıdem tazminatının yatırılması, fesihten önce savunmasının alınmaması ve fesih sebebinin yazılı olarak bildirilmemesi nedenleriyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiş ise de, davalı işveren feshin haklı sebeple yapıldığını ancak davacı ve zarara sebebiyet veren diğer işçilerin mağdur olmaması için tazminatlarının ödendiğini ileri sürmüştür. Gerçekten haklı sebebin varlığına rağmen iyi niyetle tazminatların ödenmiş olması durumunda işverenin iyi niyeti korumasız bırakılmamalıdır. Bu nedenle feshe yol açan zarar verme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak saptanmalı, davacının kusurundan kaynaklanan zararın sabit olması halinde fesih işleminin geçerli olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan bu yönler göz önünde bulundurularak öncelikle davalı işverenin olay sebebiyle meydana geldiğini iddia ettiği 30.000,00 TL zararına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosya kapsamına alınmalı, işverence iddia edilen zarar miktarına davacının itirazı olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra iş güvenliği uzmanınında yer alacağı 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturularak işyerinde keşif yapılıp, zarar miktarına itiraz edilmiş ise zarar miktarı ve bu zararın meydana gelmesinde davacının kusuru olup olmadığı tespit edilmeli, zarar miktarı ve kusur durumu karşılaştırılarak sonuca gidilmeli ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığına karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.