YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20294
KARAR NO : 2013/9333
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatili ve maaş alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ücret, sefer pirimi ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında, davacının çağrılara rağmen işe gelmediğinden dolayı iş sözleşmesinin feshedildiğini alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının sefer prim isteğinin reddine diğer talepler konusunda bilirkişi raporundaki hesaplamalar göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davalı işverenin uluslar arası taşımacılık işinde tır şoförü olarak çalışan davacının fazla mesai yaptığını ortaya koyacak puantaj kayıtları, ücret bordrosu gibi herhangi yazılı bir belgeye dosyada rastlanmamıştır. Kendi çalışma şartlarından bahseden davacı tanıklarının, davacı ile birlikte aynı sefer çalışanı olmadığı, davacının çalışma gün ve saatleri hakkında somut bir beyanlarının da bulunmamasına göre yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında ispat edilemeyen fazla mesai alacağının reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.