Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/20424 E. 2012/21217 K. 05.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20424
KARAR NO : 2012/21217
KARAR TARİHİ : 05.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davalı şirketin tekstil tesisinde davacının çalıştığını, iş sözleşmesinin haciz nedeni ile kapanması sebebi ile feshedildiğini fesih gerekçesi belirtilmediğini, sözlü olarak iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili şirkete ait imalathaneden şirket yöneticileri … ve …’in bilgisi dışında ve yükleme talimatı olmaksızın iki kamyon mal yüklenip gönderilmesi olayı ile ilgili olarak … ve oğlu …’ in imalat müdürü olan …’in yanına sormaya gittiklerinde davacının olayla hiç bir ilgisi olmamasına rağmen tartışmalı olaya müdahil olduğunu ve olayı önlemeye çalışan işçiler … ve …’ e fiili saldırıda bulunduğunu ve rencide edici ağza alınmayacak küfürler ettiğini iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 31.07.2009 tarihinde işyerinde üretim durması gerekçesi ile iş sözleşmesinin fesh edildiği, davacı işçi tarafından işe iade için davası açıldıktan sonra davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri nedeniyle fesh edildiğini beyan etmesine karşın bu fesih gerekçesini sonradan ileri sürmesi nedeniyle itibar etmenin mümkün olmadığı; davalı işverence davacı işçiye uygun başka bir işletmesinde iş teklif edilmediği, sonradan ileri sürdüğü fesih gerekçelerinin ise soyut ve maddi delillere dayanmadığı, davalı işverenin feshin haklı yada geçerli bir nedenle yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkânlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi; çalışmakta olduğu tekstil fabrikasına 30.06.2009 tarih itibari ile icra dairesi tarafından el konulması, işyerindeki üretimin tamamen durdurulması, firmanın içinde bulunduğu ekonomik kriz, fabrikada faaliyette bulunulamaması, icra işleminin sonuçlandırmanın mümkün bulunmaması ve personellerin 31.07.2009 tarih itibari ile çıkış işleminin yapılması sebebi ile feshedilmiştir. Davacı vekili haciz nedeni ile şirketin kapandığını ve davacının iş sözleşmesinin sözlü olarak ve her hangi bir gerekçe belirtilmeden sona erdirildiğini beyan etmiştir. Mahkemece feshe son çare başvurulmaması sebebi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de fesih nedenine göre yapılan incelemenin uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı açıktır. Mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu fesih gerekçesinde belirtilen nedenlerin varlığı, tekstil fabrikasına icra dairesi tarafından el konulup konulmadığı, ekonomik kriz, fabrikanın faaliyet durumu, işyerinin kapanıp kapanmadığı, işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı, feshe son çare olarak başvurulup başvurulmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve diğer delillerle birlikte bir sonuca varılmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.