YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2083
KARAR NO : 2012/16356
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının 22/03/2011 tarihinde güvenlik zafiyetine sebebiyet verdiği ve işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 10.000 TL paranın zayi olmasına, davalı şirketin insan kaynakları yönetmeliğinin bazı kurallarına uymaması sebepleriyle sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davalı bankaya ait 10.000 TL paranın zayi olmasına neden olduğu, insan kaynakları uygulama yönetmeliğinin bir çok maddesine aykırı tutum ve davranışlar sergilediğinin tespit olunması nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e ve 25/II-e fıkraları gereğince haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davacının araç şoförü olarak görevli olduğu araçtan inerek aynı araçta görevli olan tahsildar ve güvenlik görevlilerinin banka şubesine gittiği sırada paraların bulunduğu bölüme geçerek iki dakika araç içinde kaldığından kaybolan paralardan davacının paraları aldığından şüphelendiği, davacının şifreleri kilitleri olan para çantalarının olduğu bölüme geçip 2 dakika kalması, kurallara aykırı ise de, bu ihlalin iş akdinin derhal feshini gerektiren ağırlıkta bir ihlal olmadığı, işçinin de sürekli ve uzun süreli çalışma sırasında hata yapabileceği, davacıya çalışma süresince önceden verilen bir disiplin cezasının varlığı ileri sürülmediği, davalı bankanın feshe gerekçe yaptığı eyleminin işpatlanamadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bilirkişi raporuna ve tanık anlatımlarına göre davacının davalı bankada para nakil aracında şoför olarak çalıştığı, davacının sürücüsü olduğu araçta güvenlik görevlisi ve tahsildar olarak çalışan diğer çalışanlarla birlikte görev yaptıkları, davacının diğer iki çalışanın araçta olmadığı sırada araçtan inerek paraların olduğu bölüme geçerek iki dakika araç içinde kaldığından kaybolan paralardan davacıdan şüphelendiği, yapılan soruşturmada davacının paraların olduğu bölüme girdiğinin kabulünde olduğu, davalı bankaya ait 10.000.00 TL paranın kaybolduğu, kaybolan paradan davacıdan şüphelenilmesi üzerine iş sözleşmesi yapılan soruşturma sonunda 22.03.2011 günlü fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/ II. maddesinin e ve ı fikraları ile davalı bankanın İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin Disiplin Suçları ve Cezaları bölümünün 6.10.1.3 maddesinin d ve i fıkraları gereğince feshedilmiştir.
Somut olayda bir şüphe feshi söz konusudur. Bu tür fesihte, işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki … ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı, işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, … ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebeptir. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, … potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir.
Davacının kaybolan parayı aldığı açık ve net bir şekilde kanıtlanmamışsa da olayın oluş şekli iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüphedir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmazsa da, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. İşverence yapılan fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 62,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.