Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/21186 E. 2013/9341 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21186
KARAR NO : 2013/9341
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla çalışma ve haftasonu çalışma ücerit alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı hafta tatili, ücret ve fazla çalışmadan doğan alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında, fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma konusunda gerekçesini belirterek izin alınması gerekeceği yönünde işyeri talimatı bulunduğunu, bu prosedüre göre yapılan fazla çalışmaların ücretinin ödendiğini, davacının ise bu şekilde fazla bir çalışması bulunmadığından isteğin reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacının kendi isteği ile sigortalı gösterilmediğinden ücret bordrosunda adının yer almadığını ancak ücretlerinin ödendiğini, fazla çalışması da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece hafta tatili isteğinin reddine, bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak fazla çalışma taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da fazla mesai konusunda göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davalı banka işyerinde güvenlik görevlisi olarak 15.05.2002-03.05.2010 tarihleri arası çalışan davacının fazla mesai alacakları bilirkişi tarafından hesaplanırken hem tanık hem de işyerinde davacı tarafından açılıp kapatıldığı anlaşılan alarm sistemi kayıtlan birlikte değerlendirilerek günlük çalışma saatleri 08:00-19:00 arası kabul edilmiştir. Ancak tanıklardan iki kişi işyeri çalışanı olmayan davacı akraba ve komşusudur. Bu durumda mesainin başlangıç ve bitişi konusunda somut veriler içeren alarm kayıtlarının da değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca gidilmelidir. Aynı işyerinde davacı ile birlikte çalıştırılan başka güvenlik görevlisi olup olmadığı araştırılarak 08.30-19.00 saatleri arasında alarm kurmanın sadece davacı tarafından yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra fazla mesai alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Davacı tarafından alarm kurulmuşsa 08.30-19.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla süreli çalışma ile fazla mesai alacağı hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.