Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/21561 E. 2012/20825 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21561
KARAR NO : 2012/20825
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının … Öğretmenevinde garson olarak çalışmaktayken iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, ekonomik nedenlerle toplu işçi çıkarılmasına gidilmesi gerekçesinin gerçeği yansıtmadığın, feshin asıl nedenin davacının işyeri sendika temsilcisi bulunması olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, fesih tarihinde işyerinde 30 işçi çalışmadığını, … Öğretmenevi işletmesinin 2008, 2009 ve 2010 yılları zarar ettiğini, bu zararın işçi giderlerinin çok yüksek oluşundan kaynaklandığını, işletmenin aylık giderlerini karşılayamaması nedeniyle her yıl bankaya yatırılması gereken işçilerin kıdem tazminatlarının da yatırılamadığını, bu ekonomik çıkmazdan kurtulmak amacıyla zorunlu olarak toplu işçi çıkarma yoluna gidildiğini, sendikal fesih iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işyerinde tüm işçilerinin sendikalı olduğunu, ilgili sendikaya toplu işçi çıkarımı bildiriminin de yapıldığını, TİS prosedürüne uyularak sondan bir önce işe giren davacının da işten çıkarıldığını, toplu çıkarmadan sonra kurumda 5 işçi kaldığını ve halen aynı kişilerin çalışmaya devam ettiklerini, yeni işçi alınmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının üyesi olduğu sendika ile davalı … Bakanlığına bağlı … Öğretmenevi müdürlüğü arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 8. Maddesine göre, üye işçilerin iş akitleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesine göre iş akdinin işgüvencesi ve işveren ilişkileri disiplin kurulu kararı olmadan feshedilemeyeceği ve ayrıca kurulun 4857 sayılı Kanun’un 29. maddesinde belirlenen ilkelere uyacağına ilişkin hüküm bulunduğu, buradan anlaşılacağı üzere toplu işten çıkarma olsa dahi işten çıkarmaya disiplin kurulunun karar vermesi gerektiği, ancak davalı tarafından işten çıkarmanın kurul kararıyla yapıldığına ilişkin bir belge sunulamadığı, dosya kapsamından öğretmenevi müdürlüğünün inisiyatifi ile davacının işten çıkarıldığı ve bunun da toplu sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davalının ülke çapındaki aynı nitelikteki işyerleri bulunduğu dikkate alındığında, fesih tarihinde 30 işçi çalışıyor olması şartı yerine gelmiştir. Garson olarak … Öğretmenevinde çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, ekonomik nedenlerle toplu işçi çıkarılmasına gidilmesi gerekçesiyle feshedilmiştir. Davalı vekili tarafından işverenin mali tabloları ve toplu çıkarmaya ilişkin resmi mercilere yapılan bildirimler sunulmuştur. Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir. İşyerinin faaliyeti konusunda uzman bilirkişilerden bir kurul oluşturularak ve gerek duyulursa mahallinde keşif gerçekleştirilerek, işyerinde ekonomik kriz nedeniyle bir istihdam fazlalığı doğup doğmadığı, tutarlılık ve ölçülülük ilkeleri kapsamında işten çıkarılacak işçilerin toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenip işletmesel kararın tüm işçilere uygulanıp uygulanmadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının eğitimi ve kıdemine göre bir başka işte değerlendirilme imkanının bulunup bulunmadığı ve ayrıca fesihten sonra işyerine davacı ile aynı nitelikte işçi alımı yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SV