Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/22519 E. 2012/21327 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22519
KARAR NO : 2012/21327
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA: Davacı, ikramiye, ücret, devlet ikramiyesi ve giyim yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalının 1999 yılında yapması gereken ücret zammını yapmadığını, aynı yılın Temmuz ayında ise Temmuz ayına göre daha az ücret aldığını, ücrette yapılan eksiltme nedeniyle tüm ücret, ikramiye ve devlet ikramiyelerinde eksiklik meydana geldiğini, yine Toplu İş Sözleşmesi gereği verilmesi gereken sabun ve havludan oluşan temizlik yardımı ile, gömlek, pantolon, takım elbise, ayakkabı ve deri ceketten oluşan giyim yardımı sosyal haklarınında 2000 yılından itibaren kullandırılmamaya başlandığını belirterek bu alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, ücrette düşüşün söz konusu olmadığını, aksine davacının 5 kat ücret aldığını, belediye tarafından TİS görüşmeleri devam ederken asgari ücret düzeyinde ücret alanlara TİS görüşmeleri sonucu beklenmeden %99 zam yapıldığını, sonrasında TİS’deki %20 zamdan faydalandırılmadığını, ancak sistemde %20 zamdan da faydalandıklarını, bunun farkedildiğini, bu nedenle geri çekildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenin diğer çalışanlardan farklı olarak hiçbir neden yokken davacının maaşından tekrar indirim yapması gerek maaşlarından indirim yapılmayan diğer çalışanlara göre eşitsizlik oluşturacağından gerek maaştan indirim yapılmasını gerektirecek bir neden bulunmaması ve gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesi ve emir hükmü dikkate alınarak davacının ücret farkı alacağı talebinin yerinde olduğu ve devlet ikramiyesi ve sendikal ikramiye alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücret alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2-Somut olayda davacının Aralık 1999 tarihinde 3.372.000 TL (3,37) olan günlük ücretinin Ocak 2000 tarihinde 6.712.000 TL (6,71) olarak değiştirildiği ve zam yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Yine Mayıs 2000 tarihinde 6.712.000 TL (6,71) olan günlük ücretinin Haziran 2000 tarihinde 8.099.400 TL (8,99) alarak değiştirildiği ve Temmuz 2000 tarihinde yeniden 6.712.00 TL (6,71)’ye indirildiği hususunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki TİS’in 47. maddesinde “Sözleşme kapsamındaki işçilerin 31.12.1999 tarihindeki ücretlerine 01.01.2000 tarihinden itibaren %20 zam uygulanacağı” belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı … ile davacının üyesi olduğu sendika arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ederken davalı belediyece asgari ücret alan davacının ücretine Ocak 2000 tarihi itibariyle %99 oranında zam uygulandığı, daha sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinin 47. maddesi uyarınca da sözleşme kapsamındaki işçilerin 31.12.2009 tarihindeki ücretlerine 01.01.2000 tarihinden itibaren %20 oranında zam uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra davalı işverence Haziran 2000 tarihinden itibaren davacının ücretine %20 oranında zam uygulanmış ise de, Temmuz 2000 ayından itibaren bu zammın uygulanmasından vazgeçilmiştir. Davalı işverence toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ederken Ocak 2000 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinde öngörülecek zamma mahsuben davacının ücretine %99 oranında zam yapıldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının her iki zamdan yararlanmasının mümkün olmadığını, bu durumun anlaşılması üzerine Temmuz 2000 ayı ücretinin Mayıs 2000 ücreti seviyesine getirildiğini … sürmüştür.
Davacı işçiye Ocak 2000 tarihinden itibaren verilen %99 oranındaki zammın tüm işçilere verilip verilmediği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Öncelikle anılan zammın tüm işçilere ödenip ödenmediği araştırılmalı, zammın dayanağı belediye encümen veya meclis kararının olup olmadığı araştırılmalı, gerekirse toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında kararlaştırılacak zamma mahsuben ödeme yapılması konusunda işçi sendikası ile bir mutabakat sağlanıp sağlanmadığı taraflardan sorulmalıdır. Bu zammın toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılacak zamma mahsuben yapıldığının belirlenmesi halinde davacının her iki zamdan yararlanamayacağı ve davalı işverenin %79 oranında zam yapılması gerektiği yönündeki savunması göz önünde bulundurularak yeniden bilirkişi aracılığıyla hesaplama yapılmalıdır. Eksik inceleme ile davacının her iki zamdan ayrı ayrı yararlandırılması hatalıdır.
Öte yandan, kabule göre de %20 zammın 31.12.2009 tarihindeki ücrete uygulanması gerekirken %99 zammın uygulanmasından sonraki ücrete uygulanmış olması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.