Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/22693 E. 2013/14809 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22693
KARAR NO : 2013/14809
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı …Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıların Foça’da işlettiği Hotel…adlı otelde 01.05.2010 tarihinde barmen olarak çalışmaya başladığını, 2006 yılının başlarında otelin davalı … AŞ. tarafından diğer davalı …Ş.’ye devredildiğini, devir sonrasında 8-10 teknik personel hariç, müvekkili dahil, yaklaşık 100 işçinin birkaç aylık süre içinde … Yat A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkilinin 2006 yılının mart ayında davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve yapılan baskı ile kağıt üzerinde işten çıkarıldığını, aynı otelde diğer davalı şirket nezdinde çalışmaya devam ettiğini, 05.11.2006 tarihinde yeni işveren tarafından sezonun kapandığı gerekçesiyle işten çıkarıldığını, davalı … AŞ. nezdinde haftada 6 gün vardiyalı olarak 08:00-19:00 veya 18:00- 02:00 saatleri arasında çalıştığını, belirterek kıdem ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Yatırımları İnş. Ve Dış Tic. A.Ş vekili davacının işyerinde 07.05.2002-30.11.2003 tarihleri arasında çalıştığını, askerlik nedeniyle işten ayrıldığını, çalıştığı döneme ilişkin kıdem tazminatının ödendiğini, 22.03.2005-16.03.2003 döneminde çalışıp, istifa ettiğini, tüm çalışma dönemlerinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiğini, ihbar ve kıdem tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, fazla mesai ve tatil çalışmaları gibi ücretlerinin bordrolarda gösterilerek ödendiğini, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra … şirketinde çalıştığını, bu şirketle müvekkilinin hiçbir bağının bulunmadığını, her iki şirketin birbirinden bağımsız şirketler olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Yat Tur. İşl. A.Ş.vekili; davacının müvekkili şirkette 02.05.2006 tarihinde sadece bir sezon olmak üzere belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, sezon bitiminde 05.11.2006 tarihinde iş sözleşmesinin kendiliğinden sona
erdiğini, bu bakımdan ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketle diğer davalı şirket arasında hiçbir bağ bulunmadığını, her iki şirketin birbirlerinden bağımsız olduklarını, işyeri devrinin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 22.03.2005-16.03.2006 tarihleri arasında davalılardan Akropol A.Ş.’ye ait işyerinde; 17.03.2006-05.11.2006 tarihleri arasında davalılardan …-Yat A.Ş.’ye ait işyerinde çalıştığı, toplam hizmet süresinin 1 yıl 7 ay 12 gün olduğu, iş sözleşmesinin davalı …Ş. tarafından haklı bir neden olmadan sona erdirildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının davalı …Ş.’nden tahsiline, fazla çalışma iddiası ispatlanamadığından fazla çalışma ücret isteğinin reddine, davalı … AŞ. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşyeri devri sebebiyle işçilik alacaklarından davalıların sorumluluklarının kapsamı bakımından taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu 4857 sayılı Kanun’un 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi uyarınca yürürlüğe devam eden 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından sözkonusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumludur.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre davacı davalı …Ş.’ye ait işyerinde 22.03.2005-16.03.2006 tarihleri arasında çalışmış olup işyerinin davalılardan …-Yat A.Ş.’ye 16.03.2006 devredilmesi üzerine çalışmasına ara vermeksizin 17.03.2006 tarihinden itibaren işyerini devralan …-Yat AŞ. işçisi olarak iş sözleşmesinin feshedildiği 05.11.2006 tarihine kadar barmen olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı … AŞ’nin işyerini devreden işveren olarak; davalı …Ş’.’nin ise işyerini devralan son işveren olduğu gözetilmeksizin taraflar arasındaki hukuki ilişki irdelenmeden davalı …Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalıların işyerini devreden ve devralan işveren pozisyonlarına göre davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları alacak miktarlarının tespit edilerek sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.