YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22915
KARAR NO : 2013/11925
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin hak kazandığı ücretlerinin ödenmemesi ve muvafakatı olmadan fazla çalışma yaptırılması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmemiş sair işçilik alacaklarının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacı işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı, davacı işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı, işverence anılan alacaklarla ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı ile aylık ücret alacağının ödeme tarihi noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır:
1-Fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında anılan çalışmaların karşılığının ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yapıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, öncelikle, dinlenen davalı tanıklarının işyerindeki çalışma düzeni, ez cümle haftanın çalışılan günleri, günlük çalışma saatleri, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılıp yapılmadığı hususlarındaki bilgi ve görgülerinin sorulmadan, sadece davacı tanık beyanlarının değerlendirilmesiyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Anılan nedenle, davalı tanıklarının beyanlarına yeniden başvurularak, işyerindeki çalışma düzeni hakkında bilgi ve görgüleri sorulmalıdır.
Diğer taraftan, davalı vekilince dosyaya sunulan bir kısım ücret bordrolarında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, anılan ücret bordrolarındaki tahakkuklar, bordroların imzasız oldukları gerekçesiyle nazara alınmamış ise de, davalı vekilince ücretlerin banka aracılığıyla ödendiği iddia olunmakla, banka hesap dökümlerinin celp edilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır. Anılan nedenle, ilgili bankadan hesap dökümlerinin celp edilerek, imzasız ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen ücretlerinin banka aracılığıyla ödenip ödenmediğinin araştırılmasıyla, ücret bordrolarındaki ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkukların çalışma karşılığı olup olmadığı da değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Somut olayda, mahkemece aylık ücret alacağının dava tarihinden sonra ödendiği kabul edilerek, anılan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, ücretlerin banka aracılığıyla ödendiği iddia olunmakla, banka hesap dökümlerinin celp edilerek anılan alacağın ödeme tarihinin tespit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda (1) ve (2) nolu bendlerde bahsi geçen bozma sebeplerine göre yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde, davacı işçinin iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gereklidir. Yazılı şekilde eksik araştırmayla, kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, davalı tarafça dosyaya sunulan imzalı izin defterine göre davacının kullandırılmayan izin süresinin tespiti isabetli ise de, fesih ayı olan Şubat 2011 ayına ilişkin ücret bordrosunda, 743,90 TL yıllık izin ücreti tahakkukunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, anılan ücret bordrosundaki tahakkuk, bordronun imzasız olması gerekçesiyle nazara alınmamış ise de, davalı vekilince ücretlerin banka aracılığıyla ödendiği iddia olunmakla, banka hesap dökümlerinin celp edilip incelenmeden sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi