YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22947
KARAR NO : 2012/23478
KARAR TARİHİ : 19.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının fesih gerekçesinde belirtilen eylemlerden sadece kasa açığını, onun da belli miktarını kabul ettiği, bunun da tek başına iş sözleşmesinin feshini gerektirmeyeceği, bu durumun bankalarda bir çok çalışanın başına geldiği, davacının diğer iddiaları kabul etmediği, davalı işverenin iş sözleşmesini fesih gerekçesi olarak gösterdiği performans düşüklüğünü ispatlayamadığı, yine müfettiş incelemesi yapılan ve iş sözleşmesinin feshine gerekçe gösterilen konuda en az sorumluluğun davacıya ait olduğu, diğer çalışanların iş sözleşmesinin feshedildiğine dair davalı tarafça herhangi bir iddia da bulunulmadığı, bu kişiler çalışmaya devam ederken davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinin doğru olmayacağı, ispat yükü kendisine düşen davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir nedenle feshedildiğini, davacının performansının düşük olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı işverence temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı Bankaya ait işyerinde gişe yetkilisi olarak çalışmaktadır. Davacının iş sözleşmesi, “görev yaptığı … Şubesi’nde, görev ve sorumluluğunda bulunan paranın muhafazası ve çıkacak kasa farkının engellenmesi konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek 6.979,25 TL ve 100,00 USD kasa açığı vermesi sebebiyle uyarılarak savunmasının talep edildiği, resmi kurumlardan gelen yazıları görevi gereği takip etmesi ve yönlendirmesi gerekirken 8 adet savcılık yazısının işine gereken özeni göstermemesi sebebiyle kaybolmasına ve cevapsız kalmalarına ve neticesinde, Şubesince 14.000,00 TL ceza ödenmesine sebebiyet vermesi nedeniyle ikinci kez uyarılarak savunmasının talep edildiği, geliriyle orantılı harcama yapmaması sebebiyle, çeşitli bankalardan maaş haczine yönelik icra yazılarının bulunduğu, görevi gereği yöneticisine gün sonlarında teslim etmesi gereken günlük fişleri teslim etmemesi, resmi yazışmaların takibinde düzensizlik göstermesi sebebiyle üçüncü kez uyarıldığı ve savunması talep edildiği, tüm uyarılara rağmen görevini yerine getirirken gereken özeni göstermemeye ve evrak takibindeki düzensizliğinize devam etmesi ve performansının beklenen düzeyin altında kalması” gerekçeleriyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca tazminatlarının ödenmesi suretiyle 19.07.2010 tarihinde feshedilmiştir.
Dosya arasında 27.10.2009 tarihli disiplin soruşturma raporu ve ekleri, davacı tarafından imzalanan “Gizlilik ve kabul anlaşması”, “Şifre taahhütnamesi”, “Bankacılık etik ilkeleri taahhütnamesi” başlıklı matbu evraklar bulunmaktadır. Yargılama sırasında davacı tanığı da dinlenmiştir. Öncelikle fesih nedeni ve dayanağındaki işlemler dikkate alındığında, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu açıktır. Mahkemece, konusunda uzman iki bankacı ve bir akademisyenden oluşan bir bilirkişi kuruluna, fesih nedeni yapılan eylem ve işlemlerin tek tek neler olduğu, davacının görev tanımı da celp edilerek, görev tanımı karşısında işçinin sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davacıya atfedilebilecek bir kusurun olup olmadığı ve derecesi kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.