YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22991
KARAR NO : 2012/23479
KARAR TARİHİ : 19.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 2001 yılından bu yana atıl durumdaki dava dışı … A.Ş.’ye ait fabrikayı 17.02.2009 tarihinde satın aldığını, davacının müvekkili nezdinde 22.05.2009 tarihli iş sözleşmesi ile işe başladığını ve aynı tarihte işe giriş bildirgesinin verildiğini, iş sözleşmesinin 17.10.2009 tarihinde feshedildiğini, davacının şirket nezdindeki kıdemi, fesih tarihi itibariyle altı aydan daha az olduğundan 4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, 14.02.2009 tarihli tediye makbuzu ile müvekkilinin çalışmakta olduğu dava dışı … A.Ş. unvanlı firmadan hak kazandığı İş Kanunu’ndan doğan haklarını davalı şirketten tahsil ettiğini, ancak işyerinden ayrılma olmadığını, 25.02.2009 tarihinde aynı işyerinde dava dışı … Metal Dönüşüm Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli işverenin faaliyet göstererek onüç işçinin bu firma nezdinde istihdam edildiğini, müvekkilinin görevinin bakım ve onarım olduğunu, üç ay içinde fabrikanın bakım ve onarımı bittikten sonra işletmeye alındığını ve işçilerin kayıtlarının davalı şirkete taşındığını, …’nun (… Metal Dönüşüm Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin) e-mail adresinin www…..ca olup “Simon … Cad. … Tevfik Sok. 10/3 …” adresinde faaliyet gösterirken her iki firmanın şu andaki adresinin “… Efendi Sok. 54/7 …” adresi olduğunu, ortaklık yapısı konusunda bilgileri olmamakla birlikte kardeş kuruluşlar olduğu kanaatinde olduklarını, müvekkilinin …’dan ayrılıp kendi isteğiyle davalı şirkete başlaması hususunda imzalı hiçbir evrakı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, davacının işyerinde altı ay süreyle çalışma koşulunun gerçekleşmediği, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildirimin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir. İşçinin 6 aylık kıdem hesabına deneme ve askıda kalan süreler de dahil edilir. Başka bir anlatımla bu hesapta fiili çalışma süreleri mutlak olarak aranmaz. Aynı Kanun’un 66. maddesinde belirtilen çalışma süresinden sayılan haller altı aylık kıdemin sayılmasında dikkate alınacaktır. İşçinin feshe karşı koruyan hükümlerden yararlanabilmesi için, altı aylık kıdem süresini aynı işveren nezdinde iş sözleşmesine dayanan iş ilişkisi içersinde geçirmiş olması zorunludur.
Geçici iş ilişkisiyle (ödünç iş ilişkisiyle) çalışan işçinin altı aylık kıdemi, 4857 sayılı Kanun’un 7. maddesinden hareketle, işçinin başka işverende (ödünç alan) geçen süresi, işverende (ödünç veren) geçirilmiş gibi sayılır. Söz konusu işçinin daha sonra ödünç alan işverenin işyerinde yeni bir iş ilişkisi kapsamında istihdam edilmesi hâlinde, onun nezdinde ödünç iç ilişkisi kapsamında geçirilmiş süreler, yeni iş ilişkisindeki altı aylık kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz.
4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işyerinin devrinde devralan işveren, hizmet süresi ile ilgili haklarda işçinin devreden işveren yanında çalışmaya başladığı tarihe göre işlem yapmak zorunda olduğundan, devirle işverenin değişmesi altı aylık kıdem süresini etkilemeyecektir. Bu bağlamda, bir işyerinin, işvereni tarafından, bir şirkete sermaye olarak konulması halinde de, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında işyerinin devri olarak kabul edilmeli kıdem süreleri birlikte hesaplanmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı işçinin davalıya ait işyerinde 22.05.2009 tarihinde iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, işveren tarafından iş sözleşmesi feshinin 17.10.2009 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, daha öncesinde ise 25.02.2009-21.05.2009 tarihleri arasında dava dışı … Metal Dönüşüm Mad. San. ve Tic. A.Ş. işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu uyuşmazlık bakımından davalı şirket ile dava dışı … Metal Dönüşüm Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasındaki ilişki, asıl işveren-alt işveren, geçici iş ilişkisi, iş sözleşmesinin devri, işyeri devri gibi hususlar yönünden ayrı ayrı irdelenmemiştir. Öncelikle, davacının önceki çalıştığı dava dışı … Metal Dönüşüm Mad. San. ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, bu şirketlerin aynı gruba dahil olup olmadıkları, aynı gruba dahil iseler aynı merkezden yönetilip yönetilmedikleri, ticaret sicil kayıtları da getirtilmek suretiyle netleştirilmelidir. Bundan sonra, davalı şirket ile dava dışı … Metal Dönüşüm Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında işyeri devri iş sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, davacının davalı şirkete geçişinin işyeri devri veya iş sözleşmesi devrine dayanıp dayanmadığı, her iki şirket arasında yukarıda belirtilen anlamda ne tür bir hukuki ilişki bulunduğu ve muvazaalı bir işlem söz konusu olup olmadığı, gerekirse işyerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.