Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23022 E. 2012/21825 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23022
KARAR NO : 2012/21825
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26.10.2010 tarihli ve 2010/84 sayılı kararı gereğince … Genel Sekreterliğinde yapılan işlerin “İş Kolları Tüzüğünün 15 sıra numaralı “İnşaat İşkoluna” girdiğine ilişkin tespit kararının iptali ile anılan işyerinde fiilen büro işlerinde çalışanların 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkoluna”, diğer işlerin ise 28 numaralı “Genel İşler” işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Çalışma Bakanlığının 26/10/2010 tarihli ve 2010/84 sayılı kararı ile … Genel Sekreterliğinin il ve ilçe işyerlerinin İş Kolları Tüzüğüne göre 15 sıra numaralı “İnşaat” iş koluna girdiğinin tespit edildiğini, il özel idarelerinin varoluş amacının başlı başına inşaat işi yapmak olmayıp, eğitim, kültür, sağlık, tarih ve kültürel mirasın korunması gibi amaçlarınında bulunduğunu, inşaat işlerinin, müşterek nitelikteki ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan işlerden sadece biri olduğunu, il özel idaresi genel sekreterliğinin kanunla kendisine verilen görevleri memurlar ve büro işçileri eliyle yerine getirdiğini, il özel idaresinin inşaat işlerinin taşeron firmalar eliyle yapılmasının inşaat işinin asıl iş olmadığını gösterdiğini, kol ve beden gücüne dayanan inşaat işleri ile eğitim, sağlık gibi sosyal alandaki işlerin birbirinin yardımcısı ya da tamamlayıcısı olmadığından bu işlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan işin niteliğine göre bir işyeri için birden fazla işkolu belirlenebileceğini, il özel idaresinin inşaat işlerinin çoğunlukla müteahhitlere yaptırdığını, bu doğrultuda da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/10/2010 tarih ve 2010/84 sayılı kararı gereğince … Genel Sekreterliğinde yapılan işlerin “İş Kolları Tüzüğünün 15 sıra numaralı ” İnşaat İşkoluna ” girdiğine ilişkin tespit kararının iptali ile anılan işyerinde fiilen büro işlerinde çalışanların 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkoluna”, diğer işlerin ise 28 numaralı “Genel İşler” işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … İş Sendikası vekili; davalı Bakanlık tespitinin mevzuata uygun olduğunu, bir işyerindeki yardımcı işlerin asıl işin girdiği iş koluna girdiğini, işyerinde hangi üretim alanına daha fazla yatırım yapıldığı, hangi işin genel iş organizasyonu içinde ağrılık taşıdığı, işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunun hangi işlerde çalıştığı kriterleri dikkate alınarak işyerlerinin girdiği işkolunun tespitinde, yapılan yatırım oranı, genel iş organizasyonu içinde yapılan işlerin ağırlık oranları ve çalışan işçi sayısındaki ağırlık dikkate alınarak iş kolu tespitinin yapıldığını, 13/05/2005 tarihli ve 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile işyerleri öteden beri 15 sıra numaralı “İnşaat” işkolunda yer alan Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinin İl Özel İdarelerine devredildiğini ve bu değişikliğe paralel olarak da 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun kabul edildiğini, yeni mevzuat karşısında il özel idarelerinin genel hizmet organizasyonu çerçevesinde yapılan işlerin ağırlık kısmını inşaat işkoluna giren işlerin oluşturduğunu, yapılan yatırım itibariyle de inşaat işkoluna giren işler için yapılan yatırımın genel toplam içinde en büyük paya sahip olduğunu, çalışan işçilerin % 97 sinin kendi işkollarında çalıştığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını ve iş kolu değişikliğinin hukuka uygun olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …-İş Sendikası vekili; davacı … Genel Sekreterliğinin birden çok amacının ve müdürlüğünün bulunduğunu, davalı bakanlığın daha önce çeşitli il özel idareleriyle ilgili, bunların 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş koluna girdiğine dair çok sayıda tespit kararı bulunduğunu, Köy Hizmetlerinin il özel idarelerine devrinden sonra idarelerde yapılan işlerle ilgili bir değişiklik olmadığını, ayrıca asıl iş yardımcı iş ayrımın işyeri bazında yapılması gerektiğini, bu nedenlerle … Genel Sekreterliğine bağlı tüm işlerin 15 sıra no’lu “İnşaat” İşkoluna girdiğine dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 04/11/2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/10/2010 tarih ve 2010/84 sayılı işkolu tespit kararını iptaline, yapılan asıl işin müvekkili sendikanın kurulu bulunduğu 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkolunda olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise parçalı iş kolu tespiti yapılarak devirden önceki yapılan işlerin 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş koluna girdiğinin belirlenmesi gerektiğini ifade ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; iş kolu tespitinin yerinde olduğunu, işyerinde çalıştırılan işçilerin büyük çoğunluğunun inşaat işlerinde çalıştırılmakta olduğunu, diğer işlerin ise inşaat işine yardımcı iş niteliği taşıdığını, köy hizmetleri teşkilatının bütün olarak il özel idarelerine devri neticesinde il özel idaresinin yapısının değiştiğini savunarak öncelikle birleşen dosyadan tefrik edilmesine ve zamanaşımı ile yetki yönünden ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Kop-İş Sendikası vekili; aynı amaca hizmet için kurulan il özel idarelerinin teşkilat şemalarının ve görev tanımlarının birbiriyle aynı olduğunu, il özel idaresinde yapılan işlerin 15 sıra numaralı inşaat işkoluna girdiğine gerekçe olarak köy hizmetlerinin il özel idarelerine devrinin gösterildiğini, ancak devir sonrası Yargıtay kararlarında il özel idarelerinde yapılan işlerin “büro” işkoluna girdiğinin veya parçalı iş kolu tespiti yapılması gerektiğinin belirtildiğini, il özel idarelerinde ağırlıklı olarak inşaat işinin yapıldığını 5302 sayılı Kanun karşısında söylenemeyeceğini, kol ve beden gücüne dayanan inşaat işleri ile eğitim, kültür, sağlık hizmetlerinin birbirinin yardımcısı ya da tamamlayıcısı olmasının mümkün olmadığını, bunların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, bu nedenlerle davalı Bakanlık iş kolu tespit kararlarının iptali ile il özel idarelerinde yer alan birimler, birimlerde yapılan işler ve Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlar da göz önüne alınarak, il özel idarelerinde, birimlerine göre parçalı işkolu tespit kararlarının verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara, bilirkişi raporunun çoğunluk görüşüne dayanılarak, … İl Özel İdaresi’nin Merkez ve İlçe Özel İdareler Müdürlükleri şeklinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen İşyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olduğu ve bu bütünlük içinde tek bir iş yeri olarak yapılandırıldığı, 13/05/2005 tarihli ve 5286 sayılı Kanun uyarınca kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinin hazineye ait olupda Maliye Bakanlığınca bu Genel Müdürlüğe tahsis edilen taşınmazlar hariç olmak üzere kendi il sınırları devraldığı Köy Hizmetleri taşra teşkilatına ait kadro ve pozisyonları, personeli, araç gerek ve taşınırları tüm varlıkları, tapuda bu Genel Müdürlük adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binaları itibariyle hem fiziken hem de fonksiyonel olarak yoğun bir şekilde yapısal olarak farklılaştığı, bu farklılaşmanın ise 15 numaralı inşaat iş koluna giren asıl iş yönünde gerçekleştiği ve daha önce çalışan il özel idaresi işçilerinin inşaat işinin bürokratik, yani büro işkolunda kalan işlerini yürüttükleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe ve Sonuç:
I-Kanuni Altyapı:
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 4. maddesinde, “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. … tespit ile ilgili kararını Resmi Gazetede yayımlar. Kararın yayımını müteakip bu tespite karşı ilgililer iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede onbeş gün içinde dava açabilirler. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” denilmiştir.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde “işçi ve işveren sendikalarının kurulabilecekleri işkolları aşağıda belirtilmiştir.” denilerek 15 sıra numarasında “İnşaat” ve 17 sıra numarasında ise “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kollarına yer verilmiştir. Bununla birlikte yine aynı maddede “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır. Bir işkoluna giren işlerin neler olacağı, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü de alınarak ve uluslararası normlar da göz önünde bulundurularak bir tüzükle düzenlenir…” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca 2821 sayılı Kanun’un 60. maddesi ile atıfta bulunulan İş Kolları Tüzüğünün 2. maddesinde iş kollarına giren işlerin neler olduğunun ekli listede gösterildiği belirtilmiştir. Ekli listede 15’inci sıra numarası inşaat iş koluna ilişkin olup, buna göre inşaat işleri “Bina, …, köprü, demiryolu, tünel, metro, kanalizasyon, liman, dalgakıran, havuz, istihkam, hava alanı, dekovil ve tramvay yolu, spor alanları yapımı gibi her çeşit yapıcılık işleri ile bunların etüt, proje, araştırma, bakım, onarım ve benzeri işleri” olarak açıklanmıştır. Ekli listenin 17’inci sıra numarası ise Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar iş koluna ilişkin olup, buna göre Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işleri “Her türlü mali kuruluşlar, ticaret borsaları, ticaret ve sanayi odaları, birlikleri, kooperatifler, kredi esham ve tahvil borsaları, her türlü büro ve benzeri kuruluşlar ile dernekler, noterler, işçi ve işveren kuruluşları, her türlü sınai, tarımsal, kimyasal ve hayvansal maddelerin ve ürünlerin alımı ve satımı, eğitim kurumları, sahne, perde ve benzeri gösteri sanatları, müzik, resim, heykel, dekorasyon, edebiyat ve benzeri güzel sanatlarla ilgili işler.” şeklinde ifade edilmiştir.
Öte taraftan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılmasına ilişkin 5286 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, “Bu Kanunla kurulan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kaldırılmıştır. Bu Kanunda belirtilen hizmetler, İstanbul ve Kocaeli illeri dışında il özel idarelerince, İstanbul ve Kocaeli illerinde ise il sınırları dahilinde yapılmak üzere büyükşehir belediyelerince yerine getirilir.
Kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü taşra teşkilâtının bölge müdürlüklerince yürütülen hizmetler, bölge müdürlüğü kapsamına giren illerin il özel idarelerince her yıl müştereken yapılacak iş programı çerçevesinde yürütülür. Bu iş programı çerçevesinde ilgili il özel idareleri gerekli araç, gereç, taşınır, personel ve diğer her türlü desteği sağlar.
Bu Kanunda yer alan iskân konularına ilişkin hizmetler, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından yürütülür. Ancak, 2510 sayılı İskân Kanunu’nun ek 34 üncü maddesi ile 3835 sayılı Ahıska Türklerinin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanunda yer alan görev ve yetkiler, ilgili kurumlar tarafından yürütülmeye devam olunur.
Mevzuatta Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar, devir durumuna göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, İl Özel İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veya … Büyükşehir Belediyesine yapılmış sayılır.” düzenlemesi yer almıştır.
Aynı Kanun’un geçici 1. maddesi 1. fıkrasının a bendinde; “Mülkiyeti Hazineye ait olup da Maliye Bakanlığınca bu Genel Müdürlüğe tahsis edilen taşınmazlar hariç olmak üzere, taşra teşkilâtının kadro ve pozisyonları, personeli, tüm varlıkları, araç, gereç ve taşınırları, tapuda bu genel müdürlük adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binaları; İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediyelerine, diğer illerde il özel idarelerine” devredileceği düzenlemişken aynı maddenin 3. fıkrasında ise “Mülkiyeti Hazineye ait olup da Maliye Bakanlığınca, kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiş taşınmazlar, İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediyelerine, diğer illerde ise il özel idarelerine, tahsis amacında kullanılmak üzere tahsis edilmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında “Kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bölge ve proje müdürlüklerine ait döner sermaye işletmeleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre tasfiye edilir. Bu işletmelerin kadro ve pozisyonları, personeli, borç ve alacakları, tüm varlıkları, araç, gereç ve taşınırları, İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediyelerine, diğer illerde il özel idarelerine devredilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Diğer bir yönden ise, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun il özel idaresinin görev ve sorumlulukları başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının “a) Sağlık, Gençlik ve spor, tarım, sanayi ve ticaret; Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde, b) imar, …, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında yapmakla görevli ve yetkilidir.” hükümleri yer alırken aynı maddenin 5’inci fıkrasında, “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, il özel idaresinin malî durumu, hizmetin ivediliği ve verildiği yerin gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak belirlenir.”, 6’ıncı fıkrasında ise “İl özel idaresi hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.” bentlerinde düzenlemeleri yer almaktadır.

İl özel idaresi teşkilat yapısı ise 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 35. maddesiyle belirlenmiştir. Anılan hükmün 1. fıkrasında, “İl özel idaresi teşkilatı; genel sekreterlik, malî işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşur. İlin nüfusu, fiziki ve coğrafi yapısı, ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeli dikkate alınarak norm kadro sistemine ve ihtiyaca göre oluşturulacak diğer birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi il genel meclisinin kararıyla olur. Bu birimler büyükşehir belediyesi olan illerde daire başkanlığı ve müdürlük, diğer illerde müdürlük şeklinde kurulur” denilirken son fıkrasında “İlçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabilir” denilmiştir.
II-Dosya Kapsamı:
Dosya kapsamında; emsal kararlar, emsal bilirkişi raporları, 04/11/2010 tarihli 27749 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 26/10/2010 tarihli ve 2010/84 sayılı iş kolu tespit kararı, … iş müfettişi tutanak ve raporu, 03/08/2010 ve 24/08/2010 tarihli davacı … davalı … Sendikası iş kolu tespit talepleri, bilirkişi raporu ve eki, emsal dosyalar için verilen hukuki mütalaalar, … Görev Yetki ve Çalışma Yönergesi, çalıştıkları … ve yaptıkları görevlere göre hazırlanan personel listesi olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunda çoğunluk görüşünün özetle; … İl Özel İdaresinin merkez ve ilçe özel idare müdürlükleri şeklinde İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen “işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün ” dür ifadesine uygun bir bütünlük içinde tek bir işyeri olarak yapılandığı, 5286 sayılı Kanun uyarınca kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün mülkiyeti hazineye ait olup da Maliye Bakanlığınca bu Genel Müdürlüğe tahsis edilen taşınmazlar hariç olmak üzere kendi il sınırları devraldığı Köy Hizmetleri taşra teşkilatına ait kadro ve pozisyonları, personeli, araç gereç ve taşınırları tüm varlıkları, tapuda bu genel müdürlük adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binaları itibariyle hem fıziken hem de fonksiyonel olarak yoğun bir şekilde yapısal olarak farklılaştığının bariz bir şekilde görüldüğü, bu farklılaşmanın ise 15 numaralı inşaat iş koluna giren asıl iş yönünde gerçekleştiği” şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda azınlık görüşünün ise özetle; bütün il özel idareleri gibi … il Özel İdaresinin de iş kolları tasnifi temelinde birden çok asıl işi olan bir kamu mahalli idaresi olduğu, tek bir tüzel kişiliğinin olmasının, bu idarenin iş hukuku bakımından tek bir işyeri olarak değerlendirilmesini gerekli kılmayacağı, kamu kurum ve kuruluşları bakımından işveren olabilmek için tüzel kişilik niteliğine haiz olmanın aranmadığı, özel idarelerin faaliyet alanına birden çok hizmet alanı girdiği, yeni kanunun özel idarelerin görev yetki ve sorumluluklarını genişlettiği ve özel idareleri; faaliyet alanları itibarı ile birden çok iş koluna girecek nitelikte farklı farklı alanlarda işyerlerine sahip olacak biçimde görevlendirip örgütlenme yapısına kavuşturduğu, … İl Özel İdaresinin de bütün özel idareler gibi görev ve sorumlulukları itibarıyla birden çok işkoluna ait asıl işin yapıldığı bir idare olduğu, … İl Özel İdaresinde mevcut teşkilat yapısı ve işçilerin bağlı olduğu müdürlükler dikkate alındığında ve asıl iş temelinde değerlendirildiğinde iki farklı işkolunda işçilerin yoğunlaşmış olduğu, bu işkollarının ise inşaat ve büro iş kolları olduğu” şeklindedir.
Yine dosya kapsamında yer alan hukuki mütalaaların il özel idarelerinde tek bir işyeri olmadığı ve parçalı iş kolu tespiti yapılması gerektiği yönünde olduğu belirlenmiştir.
Yönergeye göre; … organlarının Vali, İl Genel Meclisi, İl Encümeni ve Genel Sekreterden oluştuğu, Genel Sekretere ise Genel Sekreter Yardımcılığı, İlçe Özel İdareleri, … müdürlükleri ve Bağlı birimlerin bağlı olduğu müşahede edilmiştir.
Hukuk Müşavirliğinin … İl Özel İdaresinin ve bağlı birimlerinin hukuk danışmanlığından ve idareyle ile ilgili tüm davaların takibinden sorumlu olduğu ifade edildikten sonra idare tarafından iletilen hukuki konularda görüş vermek, idareye ait her türlü hukuk ve ceza davaları ile icra işlemlerini ait olduğu yargı organı ve dairelerde ikame ve takip etmek, idare ve bağlı birimlerin ihale kanunları ve ihale sözleşme tasarıları ile ilgili inceleme yapmak ve görüş bildirmek, her türlü yargı organı ve icra daireleri ile noterler tarafından il özel idaresine izafeten il özel idaresi tüzel kişiliğine yapılan tebligatları kabul ile gereğini yerine getirmek, dava konularının konusuna göre ilgili bakanlık hukuk müşavirlikleri ile diğer yetkili makamlardan görüş istemek, sendika ile yapılan toplu iş sözleşmeleri görüşmelerine katılmak, vali, genel sekreter ve mevzuatın verdiği benzer diğer iş ve işlemleri yapmak, birinci sınıf gayrisıhhi müesseselere verilecek ruhsatlara esas olmak üzere; inceleme kurullarına katılmak, birimi ile ilgili aylık dönemler halinde faaliyet raporları ile … performans planını hazırlamak ve üst makama sunmak, idareyi ilgilendiren mevzuat değişikliklerinin takibinin yapılması görevlerini yerine getireceği tespit edilmiştir.
İlçe müdürlüklerinin de kaymakama bağlı olarak iş yürütümünü organize etmek ve il özel idaresi bütçesinden ilçesi için ayrılan ödeneğin yasa ve mevzuata uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamakla görevli olduğu ifade edildikten sonra 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu çerçevesinde özel idare organlarınca alınan kararlar doğrultusunda hizmetleri yürütmek, 5018 sayılı Kanun gereği muhasebe yetkilisi mutemedi görevini yürütmek, il özel idaresinin iş ve işlemleriyle ilgili istenen her türlü bilgi, evrak, rapor vb. çalışma sonuçlarını zamanında ilgili birime göndermek, il özel idaresi stratejik plan hedeflerine uygun ilçe faaliyetlerini gerçekleştirmek, sonuçlarını raporlamak, ilçe sınırları içerisinde, il özel idaresi mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malların kayıtlarını tutmak, korumak, olağan ve olağan üstü durumlarda merkezi bilgilendirmek, ilçelerinde bulunan araç ve iş makinelerinin küçük onarımlarını bölge sorumluları ile koordineli olarak yaptırmak, görev alanları ile ilgili her türlü mal ve hizmet satın alımını yapmak, bölgelerinde bulunan şantiyelerin iş ve işlemlerini yürütmek, bütçe hazırlığına esas olmak üzere, ilçe ile ilgili bir sonraki yıl yatırım program tekliflerini, il özel idaresi genel sekreterliğinin ilgili birimleri ile koordineli olarak hazırlamak ve uygulama yılında teknik birimlerle yapılan faaliyetleri izleyip rapor etmek, İlçede bulunan taşınır ve taşınmazlar ile diğer gelirlerin tahakkuk ve tahsilât işlemlerini yürütmek, birimi ile ilgili dönemler halinde yapılan her türlü hizmetlerle ilgili olarak faaliyet raporları, … performans planını ve yıllık yatırım programı hazırlamak ve üst makama sunmak, görev alanına giren konularla ilgili istatistiki çalışmalar yapmak, arşiv ve dokümantasyon işlemlerini yapmak, amirlerin ve mevzuatın verdiği benzer nitelikteki diğer görevleri yerine getirmekle görevlendirilmiştir.
… müdürlüklerinin ise; il genel meclisi ve il encümeni işlerinin yapıldığı “Encümen Müdürlüğü”, ihale, satın alma, sosyal tesisler ve temsil ile ağırlama işlerinin yapıldığı “Destek Hizmetleri Müdürlüğü”, muhasebe, bütçe, plan ve kesin hesap ile tahsilat işlerinin yapıldığı “Mali Hizmetler Müdürlüğü”, emlak ve istimlak işlerinin yapıldığı “Emlak ve İstimlak Müdürlüğü”, memur ve işçi özlük, sivil savunma ve güvenlik, eğitim, maaş tahakkuk işlerinin yapıldığı, “İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü”, etüt ve plan ile proje, harita ve envanter, planlama, araştırma ve geliştirme işlerinin yapıldığı “Plan ve Proje Müdürlüğü”, yatırım, inşaat ve kontrol işlerinin yapıldığı “Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü”, uygulama, makine ve ikmal işlerinin yapıldığı “… ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü”, içme suları, toprak tahlili ve sulama, kanalizasyon işlerinin yapıldığı “Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü”, … ruhsat ve denetim, çevre hizmetleri, KUDEB, ulusal adres veri tabanı, imar hizmetleri işlerinin yapıldığı “İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü” ruhsat kontrol ve denetim işlerinin yapıldığı, “Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü” ile bilgi işlem, özel kalem, basın ve halkla ilişkiler, yazı işleri, arşiv hizmetleri ve genel evrak işlerinin yapıldığı “Yazı İşleri Müdürlüğü” birimlerinden oluştuğu belirlenmiştir.

III-Değerlendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı … İdaresinde birden fazla mı yoksa tek bir işyeri mi bulunduğu, buna bağlı olarak da davacı idarede parçalı iş kolu tespitinin mümkün olup olmadığı ile davacı … işyeri ya da işyerlerinin hangi iş koluna girdiği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işyeri ve işletme kavramlarının açıklanması ve aralarındaki farkların ortaya konulması yararlı olacaktır. Çünkü işkolu tespiti işyeri bazlı yapılan bir işlem olup Yargıtayca içtihat yoluyla geliştirilip asıl işin tespitinde kullanılan ve ağırlıklı işin belirlenmesine yönelik kriterler işyeri bakımdan uygulanır.
İşyeri kavramı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime denir. Bununla birlikte işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. Bu noktada, işyeri işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. İşyerini kendi kapsamı bakımından tanımlayan 2821 Sendikalar Kanunu’nun 2. maddesi de benzer bir düzenleme içermektedir. Diğer taraftan işletme kavramı iş mevzuatında tanımlanmamıştır. Ancak işyerinin mal ve hizmet üretiminin amaçlandığı teknik üretim birimleri olduğu, işletmede ise amacın çoğunlukla ekonomik olduğu, teknik amaç bulunmadığı kabul edilmektedir. İşletme genellikle birden fazla işyerinden oluşmaktadır. Ancak teorik olarak tek bir işyerinden oluşması da mümkündür. Bütün bunlara ek olarak işverenin aynı iş kolundaki işyerlerinin 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu anlamında işletme oluşturacağını belirtmek gereklidir.
İl özel idarelerinin nitelikleri, teşkilatları ve il özel idarelerine kanunla verilmiş görevler birlikte değerlendirildiğinde il özel idarelerinde birden fazla teknik amacın olduğu ve tek bir işyerinden söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu sebeple aynı yönetim altında örgütlenme söz konusu olsa bile farklı teknik amacın güdülmesi nedeniyle işyerinde üretilen mal ve hizmet üretimine nitelik yönünden bağlılıktan bahsedilemeyeceğinden 5286 sayılı Kanun ile il özel idarelerine devredilen köy hizmetleri teşkilatının işyerine bağlı yer olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan il özel idareleri kamu tüzel kişiliğine sahip belediyeler gibi yerel yönetim birimlerindendir. 5302 sayılı Kanun’a göre il özel idarelerine niteliği itibariyle birbirinden farklı nitelikte kamu hizmetlerinin görülmesi ya da gördürülmesi görevi verilmiştir. Bu hizmetler arasında ise asıl-yardımcı veya ast-üst iş gibi bir ayrım söz konusu değildir. Söz konusu hizmetler kamu yararı esasına uygun olarak idarenin mali kaynakları uyarınca yerel ihtiyaçlar ve öncelik durumu dikkate alınarak yerine getirilmektedir.
Ayrıca il özel idarelerinin kendi mevzuatlarıyla belirlenmiş yapıları ve 5286 sayılı Kanun hükümleri ile belediye hizmetlerinin girdiği “genel işler” iş kolu gibi işin niteliğinden ziyade hizmetin (işin) aidiyeti ve kaynağının iş kolu tespitinde belirleyici olduğu il özel idareleri işyerlerinin girebileceği bir iş koluna mer’i mevzuatta yer verilmemiş olduğu hususları birlikte dikkate alındığında il özel idarelerinde farklı teknik amaçları olan birden fazla işyerinin bulunduğunun kabulü gerekir. Nitekim 5286 sayılı Kanun’dan önce, yapılan işte bir değişiklik yapılmaksızın kanun gereği yine kanunda belirtilen istisnalar dışında köy hizmetleri taşra teşkilatı tüm ekipman ve personeli ile bir bütün olarak il özel idarelerine devredilmiştir. Şu halde önceki organizasyon korunurken yeni bir organizasyon ilave edilmiştir. Belirtilen nedenlerle il özel idareleri gibi kümülatif ve kolektif yapılarda parçalı iş kolu yapılmasının kurumun mahiyetine ve kanuni düzenlemelere uygun olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, … İl Özel İdaresinde yer alan Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü, … ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü, Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü birimleri ve bunların altında örgütlenen birimler ile 5286 sayılı yasayla devredilen Köy Hizmetleri işçi ve birimlerinin 15 sıra numaralı “inşaat” iş koluna giren işlerin yapıldığı bir işyeri oluşturduğu, bunun dışında özellikle Encümen Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Mali Hizmetler Müdürlüğü, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, Plan ve Proje Müdürlüğü, İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğü birimleri ile bunların altında örgütlenen birimlerin ve …’nin diğer birimlerinin ise 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkoluna giren işlerin yapıldığı bir işyeri oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan esaslar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi ve belirtilen şekilde iş kolu tespiti yapması gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-… İş Mahkemesinin 12/07/2012 tarih, 2010/453 esas, 2012/484 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 04/11/2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2010/84 sayılı iş kolu tespit kararının İPTALİNE,
3-… İl Özel İdaresinde yer alan Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü, … ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü, Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü ve bunlara bağlı veya altında örgütlenen birimler ile 5286 sayılı Kanun’la devredilen köy hizmetleri teşkilat, işçi ve birimlerinin oluşturduğu işyerinin 15 sıra numaralı “inşaat” iş koluna girdiğinin, bunun dışında … diğer birimlerinin oluşturduğu işyerinin ise 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkoluna girdiğinin 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca TESPİTİNE,
4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-Davacının yaptığı 600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 11/10/2012 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.