Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23172 E. 2012/23288 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23172
KARAR NO : 2012/23288
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, fesih nedeninin gerçeği yansıtmadığını, feshin son çare olması ilkesine de uygun davranılmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının akdinin fesih bildiriminde belirtildiği üzere müvekkil şirketin uygulamak zorunda kaldığı ekonomik tedbirler kapsamında Kuzey … Satış Bölgesi ile Güney … Satış Bölgesinin birleştirilmesine dayalı oluşan kadro fazlalığı nedeniyle ihbar tazminatı ödenerek iş akdinin feshedildiğini, iş veren müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi için almak zorunda kaldığı tedbirler kapsamında son çarenin uygulanması olanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işyerinde davacının çalıştığı bölgenin bir başka bölge ile birleştirildiği ve organizasyon şemasında değişiklik yapıldığının anlaşıldığı, ancak birleşmeye dayalı olarak söz konusu bölgedeki işlerin devamlılığı dolayısıyla davacının görevinin devam ettiği, bölgelerin birleştirilmesi yöndeki işletmesel kararın davacının istihdamını ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, feshin geçerli nedene dayandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, Bursa … bölge sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, bağlı bulunduğu Türkiye satış müdürlüğünde yapılan organizasyon değişikliği sonucu, kuzey … satış bölgesi ve güney … satış bölgesinin birleştirilmesi ile yürütmekte olduğu güney … bölge bayi satış sorumlusu kadrosunun ortadan kaldırılması nedeniyle feshedilmiştir. İşveren tarafından işyeri kayıtları yanında, tüm departmanlarda çalışan personel sayılarının gözden geçirilmesine ve satış departmanında 2009 yılı başında oluşturulan yapılanmanın tekrar gözden geçirilmesine ilişkin yönetim kurulu kararı da sunulmuştur. Yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarına göre de, söz konusu birleşmenin gerçekleştiği sabittir. Bilirkişi raporunda da organizasyon şemasına göre, davacının çalıştığı güney … bölgesinin kaldırıldığı belirlenmiştir. İşveren, ekonomik koşullar nedeniyle organizasyon yapısında değişikliğe gitmiş, bu kapsamda davacının çalıştığı ve yöneticisi olduğu bölge ile diğer bir bölge birleştirilmiştir. Davacının konumu ve yerine getirdiği iş dikkate alındığında aynı pozisyonda yönetici fazlalığı doğduğu açıktır. Artık işin devam ettiğinden söz edilerek işe iade kararı verilemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır. İşe iade talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 812,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.