Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23174 E. 2012/23290 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23174
KARAR NO : 2012/23290
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının çalıştığı dönemde davalının müvekkiline verdiği görevleri başarı ile tamamladığını, müvekkilinin 05.04.2010 tarihinde işi kapsamında ilaç tanıtımı için bir kısım doktoru yemeğe götürdüğünü, burada tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu, daha sonra bu şahısları bıraktıktan sonra eve dönüş esnasında kaza yaptığını, bunun üzerine iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, feshin haklı nedene dayanmadığını, davacının kazanın akabinde … Devlet Hastanesinde test yaptırdığında alkol seviyesinin 0 promil çıktığını, yani alkollü araç kullanmadığını belirterek, müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının alkollü araç kullandığının … olduğunu, işçinin alkollü araç kullanması nedeni ile sigorta şirketinin de ödeme yapmadığını, her ne kadar iş saatleri dışında alkol alma ve araç kullanma söz konusu ise de satış temsilcisi olarak işverenin verdiği otomobili kullanma durumunda davacının sürücü belgesini geri almasını gerektirecek eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymadığını, iş akdinin feshinin haklı nedenlere dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdi alkollü araç kullandığından bahisle feshedilmiş ise de alkollü araç kullandığına dair trafik polisinin tuttuğu bir tutanak veya bu iddiaları destekleyecek doktor raporu bulunmadığı, alkollü araç kullanma hususunun iddia ve şüphe aşamasında kaldığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, şirket tarafından kullanımına verilen araçla 05.04.2010 tarihinde alkollü olarak maddi hasarlı trafik kazası yapması, şirket aracını alkollü kullanmış olması, kaza mahallinde trafik ekiplerini sürücü kimliği konusunda yanıltmaya çalışması, şüpheli davranışı üzerine ekiplerce trafik tutanağının araç sürücüsü belirtilmeden düzenlenmesi üzerine araçta oluşan hasarı sigortanın karşılamayarak şirketin 30 günlük ücretin üzerinde maddi zarara uğraması nedenleriyle 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-e maddesi gereği feshedilmiştir. Dosyaya sunulan trafik kaza tutanağı, işyeri soruşturmasına dair evraklar, fatura ve diğer belgeler ile yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarına göre, davacının işverenin kendisine tahsis ettiği araçla 05.04.2010 tarihinde iş yemeği dönüşünde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştirmiş, birkaç saat önceki yemekte aldığı alkol nedeniyle korkuya kapılarak trafik ekiplerinin muayenesinde alkollü çıkması ihtimaline binaen iş arkadaşı …’u arayıp kaza mahalline gelmesini ve aracı kendisinin kullandığını beyan etmesini istemiştir. Davacının savunması ve …’un duruşmadaki beyanından bu durum sabittir. Kaza mahallinde resmi görevlilere önce …’un aracı kullandığını ifade eden davacının davranışları şüphe uyandırmış, sonra kendisinin kullandığını beyan etmiş ise de inandırıcı olmamış, bu nedenle trafik kaza raporuna sürücü hususunun tereddütlü olduğu bilgisi yazılmış, araçta oluşan zarar bu gerekçeyle sigorta şirketi tarafından işverene ödenmemiştir. Davacının kaza sonrası sürücü kimliği hususunda resmi görevli trafik ekiplerini yanıltıcı beyanda bulunması, çalışma arkadaşını bu hususta yalan söylemeye teşvik etmesi ve şüpheli davranışları sonunda tutulan tutanak nedeniyle kazanın sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakılması sonucu işverenin 30 günlük ücreti aşar şekilde zarara uğraması nedenleriyle fesih haklı sebebe dayanmaktadır. Kaza sonrası işçinin hastaneye giderek alkollü olmadığını gösterir rapor almış olması sonucu değiştirir nitelikte değildir. Davacı işçi, çalışma arkadaşını çağırıp resmi mercileri yanıltıcı davranışta bulunmaya zorlayarak doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışta bulunmuş ve işvereni zarara uğratmıştır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.